⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 337
🕐 Son Güncelleme: 30.09.2026 18:10
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Ailem Güvende” soruşturması kapsamında, internet haber sitesi T24 hakkında kapatma kararı verildi.
- Kararın, sitenin son bir yıl içerisinde 118 adet “LGBTİ propagandası” niteliğinde içerik ürettiği suçlamasına dayandırıldığı bildirildi.
- Eylül ayı ortalarından bu yana hak örgütleri, gazeteciler ve haber platformlarına yönelik uygulanan erişim engeli dalgası bu kararla birlikte yeni bir boyuta taşındı.
Türkiye’de medya ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik art arda gelen erişim engeli ve sansür dalgası, basın tarihinin en kritik eşiklerinden biriyle devam ediyor. Ülke genelinde tartışmaları beraberinde getiren son hamle, ülkenin köklü internet haber sitelerinden biri olan T24‘ü hedef aldı.
“Ailem Güvende” Soruşturması Kapsamında Kapatma Kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı öncülüğünde yürütülen “Ailem Güvende” soruşturması, basın ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Yargı mercileri tarafından öne sürülen gerekçeye göre, T24’ün son 1 yıl içerisinde “118 LGBTİ propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği” iddia edildi. Alınan bu suçlama neticesinde İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından sitenin internet erişiminin engellenmesi ve sosyal medya hesaplarının kapatılmasına karar verildi. Kararın, gereği yapılmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığına iletildiği öğrenildi.
Bu gelişmeler yaşanırken, teknoloji dünyasındaki yenilikler ve dijital dönüşüm projeleri de hız kesmeden devam ediyor. Örneğin, otomotiv sektöründe dev adımlar atılırken, bilgiye erişim kanallarının daraltılması kamuoyunda derin bir endişe yaratmış durumda.
Erişim Engelleri Dalga Dalga Büyüyor
Son haftalarda Türkiye’de haber kuruluşlarına, hak örgütlerine ve gazetecilere yönelik eş zamanlı tedbirler dikkat çekiyor. İlk dalga, 12 Eylül tarihinde LGBTİ derneklerinin hesaplarına getirilen yasaklarala başlamış; Kaos GL ve Velvele gibi platformların dijital varlıkları erişime kapatılmıştı. Ardından Adalet Bakanlığı’nın koordinesinde 15 ili kapsayan geniş çaplı adli işlemler devreye sokulmuştu.
Sansür dalgasının kapsamı 14 Eylül’de gazetecilik ve insan hakları alanına sıçramış; Evrensel gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye şubesi, Barış Akademisyenleri ve MLSA gibi kurumların sosyal medya hesapları milli güvenlik gerekçesiyle engellenmişti. 16 Eylül itibarıyla ise çok sayıda tanınmış gazeteci ve bağımsız medya mecrası da bu listeye dahil edilmişti.
Yaşanan bu idari ve hukuki süreçlerin dijital ekosisteme ve haber alma hürriyetine yansımaları yakından takip ediliyor. T24 cephesinden konuya ilişkin yapılacak resmi açıklamalar ve hukuki itiraz süreçleri merakla bekleniyor.



