Gündem

20 Yıllık Hafıza: Epipe Belgeseli Altın Koza’da!

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde gösterilen Epipe belgeseli, Kazan Tatarlarının göç hikayesini ve 20 yıllık arşivi ekrana taşıyor.

OKUMA AYARLARI
20 Yıllık Hafıza: Epipe Belgeseli Altın Koza'da!
20 Yıllık Hafıza: Epipe Belgeseli Altın Koza'da!
📍 Konum: Adana, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 393
🕐 Son Güncelleme: 01.10.2026 14:17

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Güneş Terkol’un annesi Elmira Terkol ile 2002 yılında başlattığı aile arşivi ve sözlü tarih çalışması, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde sinemaseverlerle buluştu.
  • Kazan Tatarlarının Rusya’dan Çin’e ve Türkiye’ye uzanan dramatik göç hikayesini anlatan Epipe, stop-motion tekniği ve kişisel eşyaları birer hafıza nesnesi olarak kullanmasıyla dikkat çekiyor.
  • Sergiden sinemaya evrilen çok katmanlı bu yapım, festivalin Uluslararası Belgesel Film Yarışması’nda büyük ilgi görerek izleyicilerden tam not aldı.

Türkiye’nin kültür sanat ajandasında derin izler bırakan yapımlar sinemaseverlerle buluşmaya devam ediyor. 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, bu yıl Türk sinemasına ve belgesel dalına damga vuran çok özel bir yapımı ağırladı. Sanatçı Güneş Terkol’un yönetmenliğini üstlendiği ve köklerine inen bir hafıza çalışmasının ürünü olan Epipe belgeseli, festivalin en çok konuşulan projeleri arasında yerini aldı. Uluslararası alanda ve ulusal platformlarda yankı uyandıran bu yapım, sıradan bir aile hikayesini aşarak dönemin politik çalkantılarına ışık tutuyor.

Bir Kamerayla Başlayan 20 Yıllık Sözlü Tarih Yolculuğu

Epipe’nin temelleri, Güneş Terkol’un 2002 yılında eline ilk kamerasını almasıyla atıldı. Annesi Elmira Terkol ile birlikte yürüttüğü bu uzun soluklu sözlü tarih projesinde, ilk kayıt babaannesiyle gerçekleştirildi. Zaman içinde genişleyen bu arşiv; aile üyeleriyle yapılan röportajları, eski fotoğrafları, kişisel eşyaları, çizimleri ve anlatıları tek bir çatı altında topladı. 1950’li yıllarda Rusya’dan Çin’e, oradan da Türkiye’ye uzanan göç yolculuğunu yaşayan birinci dereceden tanıkların sesleri, projeye belgesel niteliğinin ötesinde yaşayan bir müze havası kazandırdı.

Sergiden Sinemaya: Hafızanın Kumaşlarla İnşası

Sinemasal anlatısından önce bir sanat sergisi olarak izleyici karşısına çıkan Epipe, çizim, animasyon ve dikiş işlerini bir araya getiriyor. Terkol’un yıllar boyunca biriktirdiği kumaşlar, dikilmiş figürler, nakış motifleri ve kişisel eşyalar, filmde sadece birer dekor değil, doğrudan birer hafıza nesnesi olarak kullanılıyor. Bu materyallerin stop-motion tekniğiyle hareketlendirilmesi, projeyi sinema dünyasında benzersiz bir yere taşıyor. Teknolojik yeniliklerin ve yapay zeka entegrasyonlarının sanat dünyasında sıkça tartışıldığı bu dönemde, geleneksel el işçiliği ile modern sinema tekniklerinin harmanlanması eleştirmenlerden tam not aldı.

II. Dünya Savaşı Gölgesinde Hayatta Kalma Mücadelesi

Altın Koza’daki gösterimin ardından düzenlenen söyleşide projenin arkasındaki dramatik detaylara değinen Terkol, ailesinin II. Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında Japonya, Çin ve Rusya arasındaki çatışmaların tam merkezinde kaldığını belirtti. Ailenin yaşadığı coğrafi ve politik kırılmalar, genç nesillere aktarılan en kıymetli miras olarak kayda geçiyor. Günümüzde benzer toplumsal ve kültürel bellek projeleri artış gösterirken, geçmişten ilham alan bu tür uluslararası yapımlar toplumsal hafızanın tazelenmesinde kritik bir rol oynuyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir