⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 387
🕐 Son Güncelleme: 01.10.2026 11:02
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan 798 yıllık tarihi Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, kapsamlı restorasyonunun ardından 2024 yılında yeniden ziyarete açıldı.
- UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan yapı, 2026 yılının ilk 9 ayında yaklaşık 400 bin ziyaretçiyi ağırlayarak rekor bir ilgiye ulaştı.
- “Görmeden ölmeyin” sloganıyla tanıtılan eser, eşsiz taş işçiliği ve mimari detaylarıyla kültür turizminin en önemli duraklarından biri haline geldi.
Sivas’ın Divriği ilçesinde yer alan ve Anadolu Selçuklu mimarisinin zirve noktası olarak kabul edilen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, tarihe meydan okuyan taş işçiliğiyle ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. 798 yıllık köklü geçmişiyle UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan bu muazzam yapı, dokuz yıl süren kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından 6 Mayıs 2024 tarihinde kapılarını yeniden ziyaretçilere açmıştı.
Taşın Dile Geldiği Yer: Bir Ansiklopedi Niteliğinde
Mimari estetiği ve üzerindeki bezemelerin derinliği ile “başlı başına bir ansiklopedi” olarak nitelendirilen yapı, ziyaretçilerine sadece bir cami değil, adeta bir sanat galerisi sunuyor. Vakıflar Bölge Müdürlüğü verilerine göre, tarihi esere olan ilgi her geçen gün artıyor. 2024 yılında restorasyon sonrası sezonu 70 bin ziyaretçi ile kapatan yapı, 2025 yılında 220 bin kişiyi ağırlayarak büyük bir sıçrama kaydetti. 2026 yılının ilk 9 ayında ise bu rakamın 400 bine ulaşması, tarihi yapıya olan ilginin katlanarak arttığını kanıtlıyor.
Kültür ve sanat dünyasında bu tür eserlerin korunması büyük önem taşıyor. Eğer siz de Türkiye’nin kültürel mirasına ve sanatın farklı dallarına ilgi duyuyorsanız, İstanbul’da Sanat Zamanı: Ekim Ayı Sergi Rehberi başlıklı içeriğimize göz atarak güncel sergileri takip edebilirsiniz.
Gönüllü Mihmandarlıkla Gelen İlgi
Eserin tanıtımında büyük rol oynayan Divriği Ulu Camii İmam Hatibi ve gönüllü mihmandar Nail Ayan, bu tarihi yapıyı anlatmanın kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu belirtiyor. Ayan, ziyaretçilerin gördükleri detaylar karşısında duydukları şaşkınlığı ve hayranlığı şu sözlerle özetliyor: “Ziyaretçilerimiz eseri gördükten sonra hayranlıklarını gizleyemiyorlar. ‘Böyle bir eserin ülkemizde olduğunu bilmiyorduk’ diyorlar. Bu gurur verici bir tablo.”
Tarihi yapılarımız sadece geçmişimizi değil, aynı zamanda ekonomimizi ve turizm potansiyelimizi de doğrudan etkiliyor. Ülke genelindeki diğer sektörel gelişmeleri takip etmek isterseniz, döviz piyasalarındaki son durumu inceleyerek Türkiye ekonomisindeki hareketliliğe dair fikir edinebilirsiniz.
Yıl Sonu Hedefi 500 Bin Ziyaretçi
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyonun başarısı, ziyaretçi istatistiklerine de doğrudan yansımış durumda. Yetkililer, yıl sonuna kadar toplam ziyaretçi sayısının 500 bine ulaşmasını beklediklerini ifade ediyor. “Görmeden ölmeyin” sloganıyla bir tür kültür rotası haline gelen bu yapı, Sivas’ın turizm vizyonunda kilit bir rol oynamaya devam ediyor.



