⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 404
🕐 Son Güncelleme: 01.10.2026 10:01
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılına başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevine başladığını kamuoyuna duyurdu.
- Atalay, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ihlal kararlarına rağmen tahliye edilmemesini ve Hatay halkının iradesinin yok sayılmasını protesto ediyor.
- Sürecin artık taşınamaz bir boyuta geldiğini belirten Atalay, anayasal hakların ve adaletin tesisi için toplumun tüm kesimlerini ses çıkarmaya çağırdı.
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği hak ihlali kararlarına rağmen Silivri Marmara Cezaevi’nde tutukluluğu sürdürülen Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni yasama yılına başladığı 1 Ekim itibarıyla kritik bir eylem kararı aldı. Seçilmiş bir milletvekili olarak görevini icra etmesinin engellendiğini belirten Atalay, 24 saatlik uyarı niteliğinde bir açlık grevine başladığını kamuoyuyla paylaştı.
“Hatay Halkının Verdiği Görevden Vazgeçmeyeceğim”
Sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama yayımlayan Can Atalay, cezaevlerinde tutulan seçilmişler, siyasetçiler, gazeteciler ve aydınların durumuna dikkat çekti. Hukuki sürecin tıkanmasına ve anayasal güvencelerin hiçe sayılmasına sert tepki gösteren Can Atalay ‘bıçak kemiğe dayandı’ dedi ve halkın iradesinin gasp edilmesine sessiz kalmayacağını vurguladı.
Atalay açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Meclis’in açıldığı bugün, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum.”
Anayasa Mahkemesi Kararları ve Temsil Krizi
Can Atalay, gerçekleştirdiği eylemin sadece şahsi bir itiraz olmadığını, aynı zamanda Türkiye’de anayasal düzenin ve hukuk devleti ilkelerinin korunması adına atılmış sembolik bir adım olduğunu belirtti. AYM kararlarının bağlayıcılığına işaret eden Atalay, Meclis çatısı altında Hataylı depremzedelerin ve tüm ezilenlerin sesini duyurma hakkının elinden alınmasının kabul edilemez olduğunun altını çizdi.
Ülke genelinde bir yandan fon soruşturması ve yargı süreçleri kamuoyunun dikkatini çekerken, diğer yandan piyasalardaki dalgalanmalar vatandaşın ana gündemi olmaya devam ediyor. Ancak yargı bağımsızlığı ve anayasal haklar ekseninde yaşanan krizler, TBMM’nin açılışıyla birlikte siyaset sahnesinin merkezine yeniden yerleşmiş durumda.
Toplumsal Mücadele ve Dayanışma Çağrısı
Açıklamasının son bölümünde yurttaşlara çağrıda bulunan milletvekili Can Atalay, adaletin ancak kolektif bir bilinçle kazanılabileceğini vurgulayarak, “Bu aynı zamanda Anayasa’ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrıdır. Ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesi sesini yükseltmeye çağırıyorum. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız” değerlendirmesinde bulundu.



