⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 372
🕐 Son Güncelleme: 01.10.2026 04:54
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 78 yaşındaki fon mağduru Rahime Yüceer, TBMM’de düzenlenen basın toplantısına katılarak birikimlerinin kaybolmasına yönelik isyanını dile getirdi.
- Yaşananların ardından Yüceer’e TBMM’ye giriş yasağı konulması, kamuoyunda büyük tepki toplarken konunun siyasi boyutu gündeme oturdu.
- Muhalefet milletvekilleri, fon vurgunuyla adı geçen isimlerin ifadeye çağrılmadığını belirterek, mağdur vatandaşa uygulanan bu yaptırımın gerekçesini sorguluyor.
Türkiye’nin gündemine oturan fon vurgunu skandalında sular durulmuyor. Bir yanda haksız kazanç sağladığı iddialarıyla gündeme gelen siyasi isimler soruşturma süreçlerinden muaf tutulurken, diğer yanda 8 yıllık birikimini kaybeden 78 yaşındaki Rahime Yüceer, TBMM’ye giriş yasağı ile karşı karşıya kaldı. Yaşanan bu durum, adalet mekanizmasının işleyişine dair derin soru işaretlerini beraberinde getirdi.
“Sesimi Çıkardığım İçin Cezalandırıldım”
Eşini kaybettikten sonra yalnız yaşayan ve ev sahibi olma hayaliyle biriktirdiği tüm parasını fon sistemine kaptıran Rahime Yüceer, yaşadığı mağduriyeti TBMM’de düzenlenen bir basın toplantısında gözyaşlarıyla anlatmıştı. Yüceer, “Tahsilli bir insanım, banka tarafından arandım ve paramı fona aktardılar. Bütün birikimim silkelendi, sabaha kadar uyuyamıyorum” ifadeleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirmişti. Ancak bu hak arayışı, kendisine Meclis kapılarının kapatılmasıyla sonuçlandı.
Konuyla ilgili sert açıklamalarda bulunan CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, mağduriyetin boyutuna dikkat çekerek, “Meclis’teki toplantıda konuştuğu ve bizi ziyaret ettiği için mi bu yasak konuldu? Meclis Başkanlığı’ndan acil bir açıklama bekliyoruz” dedi. Muhalefet kanadı, fon vurgununda adı geçenlerin dokunulmazlık zırhı gibi korunduğunu savunurken, Sayan muhalif olsa Silivri’deydi yorumları kamuoyunda yüksek sesle dile getiriliyor.
Ekonomik Adaletsizlik ve Mağduriyetler
Türkiye ekonomisi son dönemde finansal skandallar ve yüksek enflasyonla mücadele ederken, vatandaşın birikimlerini koruyacak mekanizmaların eksikliği bir kez daha gözler önüne serildi. Birçok uzman, kaynak fonculara çok, emekliye yok eleştirisini yineleyerek, sistemin küçük yatırımcıyı korumaktan ziyade belirli bir zümreyi kolladığı görüşünde birleşiyor. Rahime Yüceer’in yaşadığı dram, bu adaletsizliğin somut bir yansıması olarak görülüyor.
Soruşturma Sürecindeki Çifte Standart
Vurgun iddialarının odağındaki isimlerin henüz ifadeye dahi çağrılmamış olması, yargı bağımsızlığı tartışmalarını alevlendirdi. Sosyal medyada ve siyasi kulislerde, FBSK-GATE! olarak adlandırılan bu sürecin, mağdur vatandaşların sesini kısmaya yönelik bir hamle olup olmadığı merak ediliyor. 78 yaşında bir kadının TBMM’ye girişinin yasaklanması, “demokratik hakların kullanımı engelleniyor mu?” sorusunu akıllara getirdi.
Rahime Yüceer, sadece parasını değil, sistemin kendisine olan güvenini de kaybettiğini belirterek, yetkililerden bir açıklama beklediğini vurguluyor. Olayın takipçisi olacağını belirten milletvekilleri, sürecin hukuki zeminde sonuna kadar izleneceğini ifade ediyor.



