⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 382
🕐 Son Güncelleme: 01.10.2026 10:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD’de açıklanan ikinci çeyrek büyüme verisi yüzde 2,2 ile beklentileri aşarken, Fed’in yakından izlediği çekirdek enflasyon yıllık bazda yüzde 3 seviyesinde gerçekleşti.
- Güçlü gelen istihdam ve büyüme verileri, ABD ekonomisinin yüksek faiz ortamına karşı dirençli olduğunu kanıtlarken, piyasalardaki “yumuşak iniş” beklentilerini güçlendirdi.
- Ekim ayında faiz artırım ihtimali yüzde 38’e gerilese de, uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi küresel bazda risk iştahını baskılamaya devam ediyor.
ABD ekonomisinden gelen son makroekonomik veriler, küresel piyasalar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Açıklanan rakamlar, yatırımcıların Fed’in para politikasına dair beklentilerini yeniden şekillendirirken, piyasalarda “yumuşak iniş” senaryosu bir kez daha ön plana çıktı.
Büyüme ve İstihdamda Beklentiler Aşıldı
ABD ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda yüzde 2,2 oranında büyüyerek piyasa beklentilerini geride bıraktı. Öncü tahminlerin yüzde 1,5 seviyesinde olduğu bir ortamda gelen bu güçlü veri, ABD ekonomisinin yüksek faiz oranlarına rağmen dirençli bir yapı sergilediğini gösterdi. Benzer bir tablo istihdam piyasasında da görüldü; özel sektör istihdamı eylül ayında 90 bin kişi artış gösterdi.
Öte yandan, ekonomi gündemini sadece büyüme verileri değil, finansal piyasalardaki hareketlilik de şekillendiriyor. Özellikle finans sektöründeki son gelişmeler, Fon Koordinasyon Kurulu gibi yapıların önemini artırırken, yatırımcılar belirsizlik ortamında güvenli liman arayışlarını sürdürüyor.
Enflasyon ve Fed’in Faiz Politikası
Fed’in enflasyon göstergesi olarak dikkatle takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, ağustosta aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 3 oranında artış gösterdi. Beklentilerin altında kalan bu enflasyon verisi, piyasalarda iyimserliği destekledi. Bu durum, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in ekim ayında faiz artırımına gitme ihtimalini yüzde 70 seviyelerinden yüzde 38’e kadar düşürdü.
Ancak uzmanlar, düşük enflasyon verisine rağmen ekonomideki canlılığın, uzun vadeli faiz oranlarının yüksek seviyelerde kalmasına neden olabileceği konusunda uyarıyor. Hatırlatmak gerekirse, ekonomik istikrarın korunması için atılan adımlar yeni düzenlemeleri de beraberinde getiriyor.
Tahvil Faizlerinde Tarihi Seviyeler
Gelen verilerin ardından ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,31 ile 2007’den bu yana, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,65 ile 2002’den bu yana en yüksek seviyeleri test etti. Analistler, bu durumun küresel çapta risk iştahını baskıladığını belirtiyor. Ayrıca, küresel çaplı şirketlerin stratejik kararları da piyasalardaki genel kırılganlığı artırıyor.
Yatırımcıların gözü şimdi yarın açıklanacak olan tarım dışı istihdam verisinde. Bu verinin, Fed’in yılın geri kalanındaki faiz patikası üzerinde nihai belirleyici olması bekleniyor.



