Dünya

Lahey’in Mahkum Ettiği Tek Kadın Biljana Plavsic Belgrad’da Öldü

Bosna Savaşı'ndaki suçlarını kabul eden eski Bosnalı Sırp lider Biljana Plavsic 96 yaşında Belgrad'da hayatını kaybetti. Detaylar haberimizde.

OKUMA AYARLARI
Lahey'in Mahkum Ettiği Tek Kadın Biljana Plavsic Belgrad'da Öldü
Lahey'in Mahkum Ettiği Tek Kadın Biljana Plavsic Belgrad'da Öldü
📍 Konum: Belgrad, Sırbistan
⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 526
🕐 Son Güncelleme: 01.10.2026 17:29

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Bosna Savaşı dönemindeki rolüyle bilinen ve Lahey’deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nce mahkum edilen tek kadın olan Biljana Plavsic, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da 96 yaşında öldü.
  • Savaş yıllarında “Demir Leydi” olarak anılan Plavsic, 2001 yılında BM mahkemesine teslim olarak Boşnak ve Hırvatlara yönelik zulüm kampanyasındaki rolünü itiraf etmiş ve 11 yıl hapis cezası almıştı.
  • Cezasının ardından 2009 yılında erken tahliye edilen eski liderin cenazesinin, Bosna Hersek’teki Sırp Cumhuriyeti’nin idari merkezi Banja Luka’da toprağa verileceği bildirildi.

Bosna Savaşı sırasında Boşnak ve Hırvatlara yönelik zulüm politikasındaki rolünü kabul eden ve savaş suçundan hüküm giyen eski Bosnalı Sırp lider Biljana Plavsic, Sırpistan’ın başkenti Belgrad‘da 96 yaşında yaşamını yitirdi. Uluslararası alanda büyük yankı uyandıran bu gelişme, Balkanlar’daki yakın tarih tartışmalarını bir kez daha alevlendirdi.

Bosnalı Sırp kamu yayıncısı RTRS televizyonunun aktardığı bilgilere göre, Belgrad’da vefat eden Plavsic’in cenazesi, Bosna Hersek’teki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti’nin idari merkezi Banja Luka’da defnedilecek. Ölümünün ardından eski Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Plavsic’in Sırp Cumhuriyeti’ni kurma yolundaki mücadele dönemini simgelediğini ifade etti.

“Demir Leydi” Lakaplı Plavsic’in Savaş Suçu İtirafı

Savaş dönemindeki uzlaşmaz ve tavizsiz tutumu nedeniyle kamuoyunda “Demir Leydi” olarak anılan Biljana Plavsic, Lahey’deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) tarafından mahkum edilen tek kadın profil olarak tarihe geçti. Aynı zamanda 1990’lardaki Balkan savaşlarında işlenen vahşetin sorumluluğunu kabul eden en üst düzey eski Yugoslav yetkili olarak kayıtlara geçti.

Hakkında gizli bir iddianame hazırlandığını öğrendikten sonra 2001 yılında Birleşmiş Milletler mahkemesine teslim olan Plavsic, 1992-1995 yılları arasındaki savaşta Boşnak Müslümanlar ile Hırvatlara yönelik zulüm kampanyasında öncü rol oynadığını itiraf etti. Mahkeme, bu itirafın ardından 2003 yılında Plavsic’i 11 yıl hapis cezasına çarptırdı. İsveç’teki bir cezaevinde cezasının üçte ikisini çektikten sonra 2009’da erken tahliye hakkı kazanan eski lider, siyasete mesafeli durduğu Belgrad’a dönerek yaşamını burada sürdürdü.

Biyoloji Profesörlüğünden Sırp Milliyetçiliğine

Bosna’da yaklaşık 100 bin kişinin hayatına mal olan ve 2,2 milyon insanı evinden eden savaş sırasında biyoloji profesörü olan Plavsic, koyu Sırp milliyetçisi kimliğiyle tanınıyordu. Savaş zamanı lideri Radovan Karadzic’in yakın çevresinde yer alan ve daha sonra müebbet hapis cezası alacak olan Karadzic ile ortak hareket eden Plavsic, Sırp olmayan halkların hedef alınmasını açıkça savunmuştu. Plavsic o dönemde, Sırp olmayan unsurların temizlenmesini bir savaş suçu değil “doğal bir olgu” sözleriyle nitelemişti.

Dayton Barış Anlaşması’nın ardından 1996 yılında uluslararası toplumla işbirliğine yönelen Plavsic, radikal bir çizgi değişikliğine gitti. Milliyetçilerin kalesi Pale’den uzakta, Banja Luka’yı merkez haline getirerek eski şahin müttefiklerine karşı muhalefetin başına geçti. 1996-1998 yılları arasında Sırp Cumhuriyeti başkanlığı görevini yürüten Plavsic, Batı yanlısı bir tutum benimsedi. Partisinin 2000 yılındaki yerel seçimlerde yaşadığı oy kaybının ardından siyasetten çekilmeye başlayan Plavsic, aynı yılın aralık ayında Bosnalı Sırp parlamentosundaki milletvekilliği görevinden istifa etti.

Dünya siyasetinde ve uluslararası adalet mekanizmalarında derin izler bırakan bu davanın yanı sıra, küresel ve bölgesel gelişmeler de yakından takip ediliyor. Tıpkı uluslararası diplomasideki krizler gibi, NATO’dan kritik uyarı: Rusya’nın hibrit saldırılarına karşı tetikte olun açıklamaları da Avrupa’daki güvenlik mimarisinin ne kadar kırılgan olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Öte yandan, uluslararası ilişkilerde yaşanan bu tür gerilimler, tıpkı AB’den Rusya’ya net mesaj: Tuzağa düşmeyeceğiz! çıkışlarında olduğu gibi diplomatik dengelerin hassasiyetini korumasına neden oluyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir