⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 372
🕐 Son Güncelleme: 01.10.2026 10:39
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Şişli metrosunda 21 Haziran 2026 tarihinde, başörtülü bir yolcuya yönelik sosyal medya üzerinden nefret söylemi içeren video paylaşan Hatice Öncel hakkında soruşturma tamamlandı.
- Şüpheli, paylaştığı videoda “bütün kapalılar mümkünse kapatılsın, imha şeklinde kapatılsın” ifadelerini kullanarak halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği gerekçesiyle yargılanacak.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianame ile şüpheli hakkında yasal süreç resmen başlamış oldu.
İstanbul’da toplu taşıma araçlarında yaşanan huzursuzluk verici olaylara bir yenisi daha eklendi. 21 Haziran 2026 tarihinde Şişli metrosunda meydana gelen ve kamuoyunda büyük tepki toplayan olayla ilgili yürütülen adli soruşturmada sona gelindi. Başörtülü bir kadına yönelik sarf ettiği skandal sözlerle gündeme gelen Hatice Öncel (48) hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından iddianame hazırlandı.
Nefret Söylemi Sosyal Medyada Büyük Tepki Çekmişti
Olay günü metroda karşılaştığı başörtülü bir yolcuyu hedef alan Hatice Öncel, bu anları kayıt altına alarak sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Paylaştığı videoda, “bütün kapalılar mümkünse kapatılsın, kapatılsın derken imha şeklinde kapatılsın” ve “kapalılar imha edilsin” şeklinde ifadeler kullanan şüphelinin görüntüleri, kısa sürede sosyal medya platformlarında viral hale gelmiş ve büyük bir infiale yol açmıştı. Toplumun huzurunu ve barışını hedef alan bu tür söylemler, ifade özgürlüğü sınırlarını aşan bir nefret suçu olarak değerlendirildi.
Yargı Süreci Hızla İşliyor
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelinin toplumun belli bir kesimine yönelik kullandığı ayrıştırıcı ve tehditkar dil, hukuki açıdan mercek altına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı iddianamede şüphelinin “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama” suçunu işlediğine dair yeterli şüphenin oluştuğuna kanaat getirdi. Türkiye gündeminde zaman zaman fon soruşturması gibi ciddi toplumsal olaylar yaşanırken, bu tarz bireysel nefret saldırıları da yargı tarafından yakından takip ediliyor.
Şüpheli Hatice Öncel’in yargılanacağı mahkeme süreci, Türkiye’de toplumsal barışı tehdit eden bu tür eylemlerin cezasız kalmayacağının bir göstergesi olarak görülüyor. Ülkemizde benzer gerilimler yaşansa da, devlet kurumları sistemik risklere karşı tetikte. Örneğin, ekonomi alanında da benzer bir dikkatle Cevdet Yılmaz’dan son dakika açıklamalarıyla sistemik risk bulunmadığı vurgulanarak toplumsal güvenin korunması hedefleniyor.
Hukuk Devleti İlkeleri Önem Taşıyor
İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte şüpheli hakkında açılan davanın ilk duruşmasının önümüzdeki günlerde görülmesi bekleniyor. Toplumun farklı kesimleri arasında ayrımcılık yaratan ve doğrudan kişilerin yaşam hakkına yönelik tehdit içeren bu tür söylemlerin, Türk Ceza Kanunu kapsamında ağır yaptırımları bulunuyor. Hukuk otoriteleri, kişisel özgürlüklerin başkalarının temel haklarına zarar verdiği noktada sınırlandığını bir kez daha hatırlatıyor.



