Gündem

Arif Ahmet Denizolgun Davasında Şok: Kayıp Telefon İçin Dava Açıldı!

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümü sonrası kaybolan cep telefonu için Kuriş ailesine dava açıldı. Delilleri yok etmekle suçlanıyorlar.

OKUMA AYARLARI
Arif Ahmet Denizolgun Davasında Şok: Kayıp Telefon İçin Dava Açıldı!
Arif Ahmet Denizolgun Davasında Şok: Kayıp Telefon İçin Dava Açıldı!
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 390
🕐 Son Güncelleme: 02.10.2026 12:34

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki şüpheli ölümü sonrası muhafaza altındaki cep telefonunun kaybolması üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı kamu davası açtı.
  • İddianamede, tutuklu Alihan Kuriş’in annesi Gülderen Denizolgun Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile suçlanıyor.
  • Adli incelemelerde telefonun izine rastlanamazken, savcılık söz konusu cihazın içindeki mesaj ve notların şüpheli ölümü aydınlatabilecek kritik deliller olduğunu vurguladı.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz’daki çiftliğinde hayatını kaybetmesiyle başlayan süreç, aradan geçen 10 yıla rağmen yeni bir boyut kazandı. Olayın hemen ardından muhafaza altına alınan ve içerisinde dönemin siyasi ve kişisel ilişkilerine dair kritik veriler barındırdığı düşünülen cep telefonunun izini süren yargı makamları, cihazın kasten yok edildiği gerekçesiyle kamu davası açtı.

Kayıp Telefon İçin Kuriş Ailesine İddianame

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, “suç örgütü yöneticiliği” iddiasıyla tutuklu bulunan Alihan Kuriş’in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş şüpheli sıfatıyla yer aldı. Savcılık, her iki ismin de “Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme” suçundan yargılanmalarını talep etti.

Denizolgun’un vefatının ardından olay yerinden alınan telefon, önce parmak izi incelemesine gönderilmiş, ardından Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasına dahil edilmişti. Ancak tereke işlemleri sırasında İstanbul Anadolu 13. Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’e teslim edilen cihazdan bir daha haber alınamadı. Bu gelişme, tıpkı sosyal medya fenomenlerine yapılan operasyonlar gibi kamuoyunda büyük bir merak ve şüphe uyandırdı.

Dijital Eşleştirme Sonuçsuz Kaldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen farklı bir soruşturma kapsamında Hilmi Tuna Kuriş’in evinde yapılan aramalarda da kayıp telefona dair hiçbir dijital materyale rastlanmadı. 30 Eylül 2026 tarihli emniyet tutanağıyla, cihazın IMEI bilgileri üzerinden yapılan taramalarda telefonun hiçbir şekilde ele geçirilemediği resmileşti.

Süreç, bazı kesimlerce bit pazarından çıkan tarihi sürprizler kadar şaşırtıcı bir vaka olarak nitelendirilirken, hukukçular cihazın içerisindeki mesajların ve notların, Denizolgun’un şüpheli ölümündeki sır perdesini aralayacak en önemli anahtar olabileceğini belirtiyor.

Yargı Süreci Nasıl İlerleyecek?

İddianamede, tanık olarak ifade veren avukatların beyanları ve mahkeme kayıtları, delil karartma şüphesini güçlendiriyor. Hilmi Tuna Kuriş’in, yurt dışına kaçma hazırlığındayken Muğla’nın Marmaris ilçesinde yakalanması ve ardından tutuklanması, soruşturmanın seyrini değiştiren bir diğer önemli faktör oldu. Olayın perde arkasının aydınlatılması için mahkeme heyetinin önümüzdeki günlerde tarafları dinlemesi bekleniyor. Kamuoyu, Mersin operasyonunda yaşananlar gibi bu davanın da derinlemesine incelenmesini talep ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir