Dünya

Avrupa Konseyi’nden Yapay Zeka İçin Tarihi “İnsan Merkezli” Karar

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, yapay zekanın iş dünyası ve toplum üzerindeki etkilerini görüşerek, insan haklarına dayalı etik bir dönüşüm çağrısı yaptı.

OKUMA AYARLARI
Avrupa Konseyi’nden Yapay Zeka İçin Tarihi "İnsan Merkezli" Karar
Avrupa Konseyi’nden Yapay Zeka İçin Tarihi "İnsan Merkezli" Karar
📍 Konum: Strazburg, Fransa
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 425
🕐 Son Güncelleme: 02.10.2026 11:39

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Fransa’nın Strazburg kentinde toplanan AKPM, OECD ülkeleri ile birlikte yapay zekanın iş gücü ve toplum üzerindeki etkilerini ele alan kritik bir oturum gerçekleştirdi.
  • Kabul edilen yeni önerge; yapay zekanın insanları tamamlayıcı bir araç olarak görülmesi gerektiğini, gözetleme risklerine karşı ise hak temelli bir yaklaşımın şart olduğunu vurguluyor.
  • Milletvekilleri, yapay zeka teknolojilerine erişimin demokratikleştirilmesi ve bu teknolojiden elde edilen ekonomik getirilerin adil dağılımı konusunda acil düzenleme çağrısında bulundu.

Fransa’nın Strazburg kentinde devam eden Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) sonbahar oturumları, dijital geleceğimizin rotasını çizen tarihi bir karara sahne oldu. AKPM ve Avrupa Konseyi’ne üye olmayan OECD ülkelerinin delegasyonlarını bir araya getiren “Genişletilmiş Meclis” oturumunda, yapay zeka teknolojilerinin iş dünyası ve toplum üzerindeki dönüştürücü etkisi masaya yatırıldı.

Yapay Zeka: Fırsat mı, Tehdit mi?

Oturum kapsamında görüşülen “OECD’nin yapay zekanın iş üzerindeki etkisini değerlendirmedeki rolü” başlıklı rapor ve önerge, 59 “evet” oyuyla kabul edildi. Kabul edilen metin, yapay zekanın sunduğu devasa fırsatların yanı sıra, beraberinde getirdiği ciddi etik ve sosyal risklere de dikkat çekiyor. Özellikle iş gücü piyasası, eğitim ve kamu hizmetleri üzerindeki etkilerin altının çizildiği raporda, çalışanların teknoloji aracılığıyla müdahaleci bir şekilde gözetilmesi konusundaki endişeler ön plana çıktı.

Dünya genelinde dijitalleşme hızla ilerlerken, İçişleri Bakanlığı’nda Dijital Güvenlik Devrimi gibi uluslararası standartları hedefleyen yaklaşımlar, ülkelerin teknolojik adaptasyon süreçlerinde ne kadar titiz davranmaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Sorumlu Kullanım

Oturumda söz alan İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, gençlerin yapay zekayı sadece bir araç olarak değil, sorgulanması gereken bir olgu olarak görmeleri gerektiğini belirtti. Akalın, “Yapay zekaya erişim, bir öğrencinin ikamet ettiği yere veya okulunun imkanlarına bağlı olmamalı” diyerek, dijital uçurumun eğitim sisteminde yarattığı eşitsizliklere karşı OECD’nin daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Öte yandan, toplum sağlığı gibi kritik alanlarda teknolojik araçların doğru kullanımı hayati önem taşıyor. Tıpkı tansiyon ölçerken yapılan hataların yanlış teşhise yol açması gibi, yapay zeka algoritmalarının hatalı kurgulanması da eğitim ve iş yaşamında telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

Karar Mekanizmalarında Adil Paylaşım

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk ise tartışmayı mülkiyet ve gelir adaleti eksenine taşıdı. Öztürk, yapay zekanın gelişiminde kullanılan verilerin kolektif bir insan mirası olduğuna vurgu yaparak, “Bu teknolojinin getirileri giderek büyük firmalar tarafından tekelleştiriliyor. Çalışanlar ve toplum, bu sürecin geliştirilmesinde gerçek bir karar yetkisine sahip olmalıdır” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, yapay zeka devriminin sadece ekonomik bir büyüme değil, aynı zamanda sosyal bir refah aracı olması gerektiğini savunan geniş bir kesim tarafından destekleniyor.

Sonuç olarak, AKPM ve OECD delegeleri, yapay zekanın insan yeteneklerini azaltan değil, onları destekleyen, çevre dostu ve kapsayıcı bir şekilde tasarlanması gerektiği konusunda uzlaştı. Bu karar, geleceğin dijital dünyasında insan haklarının korunması adına atılan en somut adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir