Gündem

Dilek İmamoğlu’ndan Saraçhane’de Adalet Çatısı Altında Sert Tepki

Dilek İmamoğlu, Saraçhane'deki Aile Dayanışma Ağı buluşmasında adalet çağrısı yaparak toplumsal çürümenin kader olmadığını vurguladı.

OKUMA AYARLARI
Dilek İmamoğlu'ndan Saraçhane'de Adalet Çatısı Altında Sert Tepki
Dilek İmamoğlu'ndan Saraçhane'de Adalet Çatısı Altında Sert Tepki
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 388
🕐 Son Güncelleme: 02.10.2026 17:10

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Dilek Kaya İmamoğlu, İstanbul Saraçhane’de düzenlenen Aile Dayanışma Ağı’nın (ADA) 46’ncı buluşmasında sert açıklamalarda bulundu.
  • Konuşmasında derin yoksulluk, adaletsizlik ve toplumsal çürümenin ülkeyi sarstığını belirterek, geçim sıkıntılarına ve intihar vakalarına dikkat çekti.
  • Hukukun üstünlüğü ve şeffaflık vurgusu yapan İmamoğlu, kamu kurumlarının siyasi dengelerin aracı olmaması gerektiğini savundu.

Türkiye’nin siyaset ve adalet gündemi İstanbul’dan yükselen seslerle sarsılmaya devam ediyor. 19 Mart operasyonunda gözaltına alınıp tutuklananların yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı’nın (ADA) 46’ncı buluşması, Türkiye’nin kalbi sayılan Saraçhane‘de gerçekleştirildi. Geniş bir katılımın gözlendiği miting havasındaki buluşmaya, Yeni İstanbul Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, tutuklu yakınları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda duyarlı yurttaş iştirak etti.

Bir yılı aşkın süredir Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, yaptığı coşkulu ve bir o kadar da sarsıcı konuşmayla dikkatleri üzerine çekti. Ülkenin tarihi boyunca görmediği acılardan geç independiente bir süreç yaşadığını belirten İmamoğlu, yaşanan hiçbir olumsuzluğun tesadüf olmadığını ifade etti.

“Toplumsal Çürüme Kaderimiz Olamaz”

Konuşmasında ülkenin içinden geçtiği ekonomik ve sosyal buhrana değinen Dilek Kaya İmamoğlu, şunları kaydetti: “Şahit olduğumuz hiçbir acı tesadüf değil; hepsi derin yoksulluğun, adaletsizliğin ve günden güne derinleşen toplumsal çürümenin birbirine bağlı sonuçlarıdır. Okullarımıza kadar sıçrayan şiddet ortamı çocuklarımızın güvenliğini tehdit ederken binbir emekle üniversite kazanan gençlerimiz barınma krizine teslim ediliyor.”

Toplumsal hayattaki çaresizliklerin artık dayanılmaz boyutlara ulaştığını vurgulayan İmamoğlu, trajik olaylara da değindi. 25 Eylül’de Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son veren emekli polis memurunu rahmetle anan İmamoğlu, görevine ve devletine sadık kalan kamu çalışanlarının yaşadığı çaresizliğin altını çizdi. Gündelik hayatı saran kontrolsüz suç artışları ile evlerin içine çöken ağır geçim kaygısının aynı ihmalin ürünü olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Çürüme kaderimiz olamaz” diyerek kararlılık mesajı verdi.

Adalet ve Hukuk Vurgusu

Adalet sisteminin tarafsızlığının hayati önem taşıdığını belirten İmamoğlu, yöneticilerin ve iktidarların geçici, devletin ise baki olduğunu hatırlattı. Tıpkı zaman zaman uluslararası arenada konuşulan krizler ve şok edici gelişmeler gibi, ülke içindeki hukuksuzlukların da güven sarsıcı boyutlara ulaştığını ifade etti. Hiçbir kamu kurumunun geçici siyasi dengelerin aracı olamayacağını dile getiren İmamoğlu, yasaların güçlü olanın değil, haklı olanın yanında durması gerektiğini yineledi.

Duruşmaların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması ve canlı yayınlanması talebini bir kez daha yineleyen Dilek İmamoğlu, hukukun kişilere ya da kurumlara göre esnetilemeyeceğini belirterek sözlerini tamamladı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir