Dünya

İsrail Casusu Eli Cohen Nasıl Yakalandı? Tarihi Operasyonun Perde Arkası

İsrail casusu Eli Cohen'in yakalanmasında kilit rol oynayan Said Caviş, tarihi operasyonun bilinmeyenlerini ilk kez açıkladı. İşte sinyal istihbaratının perde arkası.

OKUMA AYARLARI
İsrail Casusu Eli Cohen Nasıl Yakalandı? Tarihi Operasyonun Perde Arkası
İsrail Casusu Eli Cohen Nasıl Yakalandı? Tarihi Operasyonun Perde Arkası
📍 Konum: Şam, Suriye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 447
🕐 Son Güncelleme: 02.10.2026 13:15

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Suriyeli emekli subay Said Caviş, İsrail’in ünlü casusu Eli Cohen’in yakalanmasına giden süreci ilk kez detaylarıyla paylaştı.
  • Caviş, 1957’de kurduğu “134 Numaralı Sinyal Bölüğü” ile İsrail’in askeri haberleşmesini ve şifreli Mors mesajlarını takip ettiklerini açıkladı.
  • Eli Cohen’in gönderdiği ilk sinyallerin 1962 yılında yakalandığını belirten Caviş, operasyonun teknik detaylarını ve zorlu sürecini gözler önüne serdi.

İstihbarat dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri olan İsrail casusu Eli Cohen’in yakalanma hikayesi, yıllar sonra ilk kez, olayın merkezinde yer alan bir isim tarafından gün yüzüne çıkarıldı. Suudi Arabistan merkezli Al Majalla gazetesine konuşan emekli Suriyeli subay Said Caviş, Cohen’in izinin nasıl sürüldüğünü ve Suriye istihbaratının kullandığı sinyal takibi yöntemlerini tüm çıplaklığıyla anlattı.

Sinyal İstihbaratının Doğuşu: “Neden Dinlemiyoruz?”

Kendi ifadesiyle Şam’ın Kürt Mahallesi’nde zorlu bir çocukluk geçiren Caviş, genç yaşta öğrendiği İbranice sayesinde Askeri Harp Okulu’nda ders vermeye başladı. 1956 Süveyş Krizi sırasında Humus’ta öğrencilerine telsiz kullanımı eğitimi verirken, Kanada yapımı eski bir cihazdan gelen “Şaal 1, Şaal 2” kodlu İsrail askeri çağrılarını yakalaması, kariyerinin dönüm noktası oldu. Caviş, o anı, “Neden İsrail ordusunun telsiz haberleşmesini izlemiyoruz?” sorusuyla hatırlıyor.

Bu merak, dönemin komutanlığı tarafından ilk başta alaycı bir tavırla karşılansa da Caviş, subay Said el-Akil’in desteğiyle projesini hayata geçirdi. 30 Eylül 1957’de resmi görevlendirmeyle Golan Tepeleri’nde kurulan 134 Numaralı Sinyal Bölüğü, bölgedeki istihbarat dengelerini kökten değiştirdi.

Eli Cohen’in İzini Sürmek: 1962 ve Sonrası

Caviş’in kurduğu bölük, İsrail’in radyo yayınlarını, askeri hatlarını ve haber ajanslarını 7/24 takip altına aldı. Mors alfabesiyle gönderilen karmaşık şifreleri çözmek için büyük bir mücadele veren ekip, özellikle “N-O-NOW” damgalı mesajları deşifre etmeye çalıştı. Caviş, Eli Cohen’in faaliyetlerine dair ilk somut bulguların 1962 yılında elde edildiğini belirterek, “Onu kademeli olarak takip ediyorduk. Gönderdiği ilk telgrafı 1962’de yakaladık, ancak kim olduğunu veya nereden gönderdiğini o aşamada bilmiyorduk,” ifadelerini kullandı.

Tarihi operasyonun perde arkası, bölgedeki gerginliklerle birleştiğinde Batı Şeria’da Zeytin Hasadına Kanlı Engel: Çiftçilere Saldırı! gibi bölgesel krizlerin her zaman istihbarat faaliyetlerini tetiklediğini gösteriyor. Caviş’in anlattıkları, teknolojik imkanların kısıtlı olduğu bir dönemde, safi bir gözlem ve analiz yeteneğinin nasıl bir casusu açığa çıkarabildiğini kanıtlıyor.

Dijital Çağda İstihbarat: Geçmişten Bugüne

Günümüzde istihbarat faaliyetleri çok daha karmaşık hale geldi. Artık telsiz frekanslarının yerini yapay zeka ve dijital veri madenciliği aldı. Öyle ki, Trump’ın Venezuela Operasyonunda Grok Yapay Zeka Etkisi! gibi örnekler, istihbaratın artık bir yazılım ve algoritma savaşına dönüştüğünü gösteriyor. Caviş’in anlattığı 1960’ların dünyasında bir casusu yakalamak için telsiz başındaki binlerce saatlik sabırlı bekleyiş gerekirken, bugün benzer süreçler saniyeler içinde tamamlanabiliyor.

Caviş’in anıları, sadece Eli Cohen’in yakalanışını değil, aynı zamanda Ortadoğu’nun yakın tarihine damga vuran istihbarat savaşlarının teknik bir portresini de sunuyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir