⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 417
🕐 Son Güncelleme: 02.10.2026 16:53
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türk Tabipleri Birliği (TTB), Manisa’nın Soma ilçesindeki İmbat Madencilik’e ait ocakta meydana gelen ve 5 madencinin hayatını kaybettiği göçükle ilgili sert bir açıklama yaptı.
- Açıklamada, yaşananların “kader” veya “kaza” olmadığı vurgulanarak, denetimsizlik, üretim baskısı ve kâr hırsının insan hayatının önüne geçtiği ifade edildi.
- TTB, olayla ilgili hiçbir karartmaya izin verilmeden soruşturma yürütülmesini ve sorumluların yargı önüne çıkarılması çağrısında bulundu.
Türkiye’nin en deneyimli başyazarı ve kıdemli gazeteci perspektifinden takip edilen gündemin en sıcak maddesi, Manisa’nın Soma ilçesinden gelen acı haberle sarsıldı. Türk Tabipleri Birliği (TTB), İmbat Madencilik’e ait maden ocağında meydana gelen göçükte 5 işçinin yaşamını yitirmesinin ardından yazılı bir kınama ve değerlendirme metni yayımladı. Yaşanan felaketlerin ardı arkasının kesilmediği endüstriyel sahalarda, işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSG) önlemlerinin hâlâ kâğıt üzerinde kaldığı gerçeği bir kez daha gözler önüne serildi.
“Yaşananlar Kader Değil, Göz Göre Gelen Cinayet”
TTB Merkez Konseyi tarafından kamuoyuyla paylaşılan bildiride, hayatını kaybeden madencilerin kederli ailelerine ve tüm emek camiasına başsağlığı dilekleri iletildi. Ancak taziyelerin ötesinde, sistemik sorunlara dikkat çekildi. Açıklamada, “Ancak bilinmelidir ki bu yaşananlar ‘kader’ ya da önlenemez bir ‘kaza’ değildir” denilerek sorumluluğun idari ve hukuki boyutuna parmak basıldı. Dünyanın farklı coğrafyalarında krizler ve insani trajediler yaşanırken, Türkiye’de ise yerin metrelerce altında yaşanan bu insan hakları ve yaşam hakkı ihlalleri vicdanları yaralamaya devam ediyor.
2014 Acısından Hiçbir Ders Çıkarılmadı
Hafızalardan silinmeyen ve 301 madencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan 2014 yılındaki büyük Soma faciasına atıfta bulunulan açıklamada, aradan geçen yıllara rağmen hiçbir kalıcı önlemin alınmadığına dikkat çekildi. Bilim insanlarının ve meslek örgütlerinin yaptığı uyarıların her defasında göz ardı edildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Daha önce yaşanan büyük acılardan ve bilimsel uyarılarımızdan ders çıkarılmadığı, Soma’da bugün bir kez daha beş maden işçisinin yitirilmesiyle acı bir şekilde tekrar ortaya çıkmıştır. Kamusal denetimlerin yetersizliği, üretimi artırma baskısı ve güvencesiz çalışma biçimleri can almaya devam etmektedir.”
Piyasa Koşulları Emekçinin Yaşam Hakkından Değerli Değildir
Günümüzde iş dünyasında teknolojinin ve yapay zeka destekli denetim mekanizmalarının konuşulduğu bir dönemde, madencilik sektörünün hâlâ 19. yüzyıl çalışma koşullarına mahkum edilmesi sert bir dille eleştirildi. Kâr hırsının insan sağlığının önüne geçtiği, yerel ekonominin çökertilmesiyle birlikte bölge halkının başka çaresi kalmadığı için ölüm pahasına madenlerde çalışmak zorunda bırakıldığı vurgulandı.
TTB, yaşanan bu son göçüğün ardından acil olarak şu taleplerin karşılanmasını istedi:
- Olayın tüm boyutlarıyla, hiçbir karartmaya mahal verilmeden bağımsız kurullarca soruşturulması ve sorumluların yargılanması,
- Ağır sanayi ve maden ocaklarında iş güvenliği denetimlerinin bilimsel esaslara göre yapılması,
- Taşeronlaşma ve kuralsız çalışma sistemine derhal son verilmesi,
- İşyeri hekimleri ile iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlıklarının güvence altına alınması.



