⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 397
🕐 Son Güncelleme: 02.10.2026 15:20
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- S&P Global Ratings yetkilileri, Türkiye’deki fon tasfiye süreçlerinin kredi notu açısından aşağı yönlü bir baskı oluşturmasını beklemediklerini duyurdu.
- Kuruluşun Türkiye’ye yönelik bu yılki ikinci kredi notu ve görünüm değerlendirmesini 16 Ekim’de yayınlaması planlanıyor.
- Uzmanlar, otoritelerin fon krizine karşı attığı adımların hızlı ve ikna edici olduğunu, bu durumun finansal sistemi koruduğunu belirtti.
Ankara, Türkiye – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisine ve finansal piyasalarına yönelik kritik değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de son dönemde gündeme gelen Sermaye Piyasasında “Fon Krizi” Soruşturmasında 19 Şüpheli Adliyede başlığıyla da yakından takip edilen gelişmelerin, ülkenin genel kredi notu üzerindeki olası etkileri uluslararası kamuoyunda merakla bekleniyordu. S&P yetkilileri, mevcut durumun izole kaldığını ve kredi notunu baskılamayacağını öngörüyor.
S&P Global Ratings’in Türkiye için bu yılki ikinci kredi notu ve görünüm değerlendirmesini 16 Ekim tarihinde kamuoyu ile paylaşması bekleniyor. Kuruluş, en son Nisan ayında gerçekleştirdiği değerlendirmede Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” olarak teyit etmiş, not görünümünü ise “durağan” seviyesinde sabitlemişti. Yatırımcılar yaklaşan bu tarih öncesinde küresel ajansların yapacağı yeni hamleleri yakından takip ederken, TCMB Kredi Anketi: Talep Hızlandı, Gevşeme Başlıyor! raporlarında yansıyan ekonomik dinamikler de piyasaların yönünü tayin ediyor.
“Politika Tepkisi Hızlı ve İkna Ediciydi”
S&P Global Ratings Orta ve Doğu Avrupa (CEE) ile Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) Ülke Kredi Notları Direktör ve Lider Analisti Karen Vartapetov ve Finansal Kuruluşlar Direktörü Regina Argenio, yaklaşan not kararı ve fon soruşturmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Vartapetov, fon soruşturması çerçevesinde ekonomi otoritelerinin ve düzenleyici kurumların sergilediği politika tepkisinin oldukça “hızlı ve ikna edici” nitelikte olduğunu vurguladı.
Otoritelerin krizi hızlı bir şekilde kontrol altına almayı başardığına işaret eden Vartapetov, sürecin daha geniş bir çerçevede finansal sisteme olumsuz bir yansımasının görülmediğini ifade etti. Sürecin Türkiye ekonomisine duyulan güveni ve genel algıyı zedelediğine dair çok fazla kanıt bulunmadığını belirten yetkili, tablonun şimdilik oldukça sınırlı ve izole bir karakter taşıdığını dile getirdi.
Kredi Profiline Muhafazakar Yaklaşım
Vartapetov, döviz kuru, dolarizasyon, finans ve bankacılık sektörünün likiditesi gibi temel izleme alanlarında dikkate değer sarsıntılar yaşanmadığının altını çizdi. Yönetişim kalitesi ve hukukun üstünlüğü gibi alanlarda bazı soru işaretleri olabileceğini ancak derecelendirme mekanizmalarında bu unsurlara karşı her zaman muhafazakar bir tutum sergilendiğini kaydetti.
Fonlara ilişkin sürecin dar bir varlık sınıfıyla sınırlı kalması durumunda, bunun yatırımcı psikolojisi açısından bir “oyun değiştirici” olmayacağını belirten Vartapetov, krizin izole kalması ve hanehalklarının ulusal para birimi cinsinden varlıklara olan inancını koruması şartıyla olumsuz etkilerin asgari düzeyde kalacağını sözlerine ekledi.



