⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 380
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 15:32
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İzmir’in Tire ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Raife Baysal, çocuk yaşta öğrendiği 570 yıllık geleneksel urgan yapımı sanatını yarım asırdır tek başına sürdürüyor.
- İstanbul’un fethinde gemilerin karadan yürütülmesinden Kurtuluş Savaşı’ndaki kullanımına kadar tarihe tanıklık eden urganlar, tamamen doğal bitki kabuklarından elde ediliyor.
- Fabrikasyon ürünlere karşı direnen usta, zanaatını çanta ve şapka gibi dekoratif ürünlerle günümüz yaşamına adapte ediyor.
Türkiye’nin köklü zanaat kültürünün son temsilcileri, teknolojinin ve seri üretim endüstrisinin gölgesinde var olma mücadelesi veriyor. Bu direnişin en güçlü kalelerinden biri, çevreci yaklaşımı ve tarihi kökleriyle dikkat çeken İzmir‘in Tire ilçesinde yaşanıyor. Geçmişi yüzyıllara dayanan, İstanbul’un fethinden Kurtuluş Savaşı’na kadar kritik dönemlere tanıklık eden urgan (halat) yapımı, artık sadece bir kişinin omuzlarında yükseliyor.
13 Yaşından Bu Yana Çarkın Başında
Tire’de yaşayan 66 yaşındaki Raife Baysal, çocuk yaşta aile büyüklerinden devraldığı mesleğini yarım asırdır aralıksız sürdürüyor. 13 yaşından bu yana çarkın başından ayrılmayan deneyimli usta, kaybolmaya yüz tutmuş ata mesleğini yaşatabilmek için büyük bir fedakarlık gösteriyor. Geleneksel üretim sürecinin zahmetine dikkat çeken Baysal, ham maddenin tamamen doğal bitki kabuklarından elde edildiğini belirtiyor. Bitkilerin özel yöntemlerle dövülüp taraklardan geçirilerek inceltildiğini ve ardından çarkta halata dönüştürüldüğünü ifade eden Baysal, bu zanaatın büyük bir sabır gerektirdiğini vurguluyor.
Tarihe Yön Veren Halatlar
Üretilen urganların sadece bir ip olmadığını, Türk tarihinin dönüm noktalarında aktif rol oynadığını belirten Baysal, bu mirasın önemini şu sözlerle özetliyor:
“Bunlar aynı zamanda 1453 yılında İstanbul’un fethinde Tire’den giden halatlardır; gemiler bu urganlarla karadan denize çekilmiştir. Kurtuluş Savaşı döneminde uçak gövdesi ve kanatlarında, beyaz kağıt yapımında ve tekstilde kullanılmıştır. Atalarımız zor şartlarda bu bitkilerin tohumlarıyla hayatta kalmıştır.”
Tamamen doğal malzemelerle üretilen bu dokumanın sağlığa olan faydalarına da değinilen geleneksel inanışlarda, urganların arı kovanlarının etrafına sarılarak arı ölümlerini engellediği ve kumaş olarak giyildiğinde kansere karşı koruyucu etkiler barındırdığı aktarılıyor.
Teknolojiye ve Değişen Dünyaya Direniş
Günümüzde fabrikasyon ve ithal ürünlerin piyasayı domine etmesi, geleneksel el sanatlarının kullanım alanlarını oldukça daralttı. En az 100 metrelik açık çalışma alanlarına ihtiyaç duyan bu zorlu imalat süreci, ekonomik ve lojistik açıdan da ustaları zor durumda bırakıyor. Bu kapsamda tıpkı dışa bağımlılığı bitiren yerli girişimler gibi geleneksel zanaatların da modern dünyaya entegre olması gerekiyor. Raife Baysal da bu değişime ayak uydurarak üretimini günlük yaşama uyarlamaya çalışıyor. Urganları sadece klasik kullanım alanlarıyla sınırlamayan usta; çanta, şapka ve çeşitli dekoratif hediyelik eşyalar üreterek sanatı geleceğe taşımayı başarıyor.



