⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 370
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 13:22
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Bursa’da bir kadın, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen yetim aylığını geri almak için SGK’ya dava açtı.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin “aylık ödensin” kararını bozarak, boşanmanın gerçekliğinden ziyade “eylemli birliktelik” tespitine odaklanılmasına hükmetti.
- Yüksek mahkeme; muhtar, komşu ve yönetici beyanları ile resmi adres kayıtlarının titizlikle incelenmesi gerektiğini vurgulayarak süreci zorlaştırdı.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve yargı organları arasında uzun süredir tartışma konusu olan yetim aylığı ödemeleriyle ilgili Yargıtay’dan emsal niteliğinde bir karar geldi. Bursa’da yaşanan bir dava, boşandığı eşiyle aynı çatı altında yaşamaya devam eden binlerce vatandaşı yakından ilgilendiriyor. Özellikle Bursa Merkezli 3 İlde Dev Siber Dolandırıcılık Operasyonu gibi hukuki süreçlerin yoğun yaşandığı günlerde, bu karar sosyal güvenlik mevzuatındaki “eylemli birliktelik” kavramını yeniden gündeme taşıdı.
Yargıtay’dan “Eylemli Birliktelik” Vurgusu
Olay, 2001 yılında eşinden boşanan ve 2002 yılında vefat eden babasından dolayı yetim aylığı alan bir kadının, SGK tarafından “eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı” gerekçesiyle aylığının kesilmesiyle başladı. 2008 yılından itibaren geçerli olan mevzuata göre, boşandığı eşiyle fiilen aynı evde yaşayan kişilerin yetim aylığı alma hakkı bulunmuyor. Yerel mahkeme, kadının başvurusunu haklı bularak aylıkların faiziyle ödenmesine karar verse de, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu kararı bozdu.
Yüksek mahkeme, boşanmanın hileli olup olmadığından ziyade, 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren eylemli olarak birlikte yaşanıp yaşanmadığına odaklanılması gerektiğini belirtti. Bu durum, İftara davet edip 15,5 milyon lirasını aldılar: Emekliye büyük şok! haberinde olduğu gibi, vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına hukuki süreçlerin ne kadar titizlikle yürütülmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Denetimler Artacak: Tanıklar Dinlenecek
Yargıtay, yerel mahkemenin sadece birkaç tanık beyanıyla karar vermesini “eksik inceleme” olarak nitelendirdi. Artık mahkemelerden şu adımları atması bekleniyor:
- Resmi Kayıtlar: Davacı ve eski eşin nüfus adres kayıtlarının resmi olarak getirtilmesi.
- Kolluk Tespiti: Her iki adreste kimlerin yaşadığının polis veya jandarma aracılığıyla yerinde tespiti.
- Bağımsız Tanıklar: Adreste yaşayanları doğrudan gözlemleyebilecek mahalle muhtarı, apartman yöneticisi, kapıcı ve komşuların tanık sıfatıyla dinlenmesi.
Bu karar, SGK’nın “anlaşmalı boşanma” şüphesiyle yürüttüğü incelemelerin hukuki temelini güçlendirirken, vatandaşların da kayıt dışı birliktelikler konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatıyor. Hukuk uzmanları, gerçeğe aykırı beyanların sadece aylığın kesilmesine değil, geçmişe dönük ödenen aylıkların faiziyle geri istenmesine (yersiz ödeme) yol açabileceği konusunda uyarıyor.



