⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 388
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 16:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu’yu 27 Ekim’deki genel seçimleri erteletmek amacıyla sahte bir savaş ortamı hazırlamakla suçladı.
- İsrail basını ve ordu kaynakları, dış saldırı uyarılarında bulunan Netanyahu’nun iddialarının aksine, sahada herhangi bir olağanüstü askeri hazırlık veya operasyonel hareketlilik olmadığını bildirdi.
- Siyasi kulislerde güvenlik politikalarının kişisel iktidar bekası için araç olarak kullanıldığı tartışılırken, muhalefet bu hamleleri sert bir dille eleştiriyor.
İsrail siyasetinde sular durulmuyor. Ülkenin tanınmış isimlerinden eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu’yu hedef alan çok sert açıklamalarda bulundu. Barak, Netanyahu’nun 27 Ekim’de gerçekleştirilmesi planlanan genel seçimleri tehlikeye atmak ve erteletmek adına bilinçli bir şekilde yeni bir savaşın altyapısını hazırladığını öne sürdü. Ülke genelinde yaşanan bu siyasi gerilim, küresel piyasalarda ve dış politikada yakından takip edilirken, uzmanlar yaşananları ABD’den İsrail’e Batı Şeria Şoku: Yaptırım Masada! gelişmeleriyle birlikte değerlendiriyor.
Barak’tan Sert Çıkış: “Kişisel Bekası İçin Savaş Çıkarıyor”
İsrail’in Kanal 12 televizyonuna konuk olan Ehud Barak, Netanyahu’nun kamuoyunu manipüle ettiğini ve rahatça yalan söylediğini belirtti. Daha önce sarf ettiği “Bir ulusun hayatı, başbakanın kişisel beka yolu değildir” sözünü hatırlatan deneyimli siyasetçi, Netanyahu’nun koltuğunu korumak için her yolu denediğini savundu. Kamuoyu yoklamalarında oy kaybettiği görülen Netanyahu’nun iktidardan gitmesi gerektiğini vurgulayan Barak, 27 Ekim seçimlerinin kritik bir dönüm noktası olduğunun altını çizdi.
Ordu Kaynaklarından “Tehdit Yok” Raporu
Seçimler yaklaşırken tansiyonu artıran bir diğer unsur ise Netanyahu’nun “dışarıdan gelebilecek olası bir saldırı” uyarıları oldu. Ancak köklü İsrail gazetesi Haaretz’in paylaştığı istihbarat ve ordu kaynaklı raporlar, Netanyahu’nun iddialarını yalanlar nitelikte. Askeri kaynaklar, ülkeye yönelik herhangi bir operasyonel hareketlilik, alarm seviyesi artışı ya da yedek askerleri göreve çağırma hamlesi olmadığını net bir şekilde açıkladı. Bu durum, hükümetin güvenlik politikalarını iç politikaya malzeme yaptığı yönündeki iddiaları güçlendirdi.
Siyasi Manipülasyon ve Güvenlik Kaygıları
Muhalefet cephesi de Netanyahu’nun açıklamalarını sert bir “siyasi manevra” olarak nitelendiriyor. Ağustostaki açıklamalarında da benzer uyarılarda bulunan Barak, artan bölgesel gerilimlerin doğrudan seçim hesaplarıyla bağlantılı olduğunu dile getirmişti. Gazze Şeridi, Lübnan ve Suriye eksenindeki çatışma ortamının siyasi çıkarlar uğruna körüklendiği iddiaları, İsrail toplumunda derin çatlaklar oluştururken; ülkede yaşanan bu çalkantılı süreç, tıpkı Altın ve Gümüşte Sert Düşüş: 9 Aylık Bilanço Şoke Etti! haberlerinde olduğu gibi ekonomik ve finansal dengeleri de yakından etkiliyor.
Önümüzdeki günlerde 27 Ekim seçimlerine giden süreçte Netanyahu’nun atacağı adımlar ve muhalefetin bu stratejiye karşı vereceği tepkiler, Orta Doğu’daki dengelerin yanı sıra İsrail’in iç siyasi geleceğini de tayin edecek.



