⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 432
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 11:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın görevde olduğu 776 günlük süreçte yaklaşık 60 özel kalem müdürü değiştirdiği iddia edildi.
- İddialar, “istisnai memuriyet” kadrolarının liyakat gözetmeksizin kullanıldığı yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.
- Siyasi çevreler, söz konusu atama trafiğinin kamu vicdanını zedelediğini ve liyakat sistemini tartışmaya açtığını savunuyor.
Türkiye siyasetinde sular durulmuyor. Aile ve Sosyal Politikalar eski Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya‘nın görevde bulunduğu döneme ilişkin ortaya atılan bir iddia, Ankara kulislerinde bomba etkisi yarattı. Gazeteci Taha Hüseyin Karagöz tarafından dile getirilen ve daha sonra siyasi arenada geniş yankı bulan bu iddiaya göre, Bakan Kaya’nın 776 günlük görev süresi boyunca yaklaşık 60 özel kalem müdürü ile çalıştığı öne sürüldü.
“Geçimsizlik” mi, Liyakat Sorunu mu?
Kaya’nın bakanlığı dönemindeki yönetim tarzı ve personel tercihleri, kamuoyunda “geçimsizlik” iddialarıyla gündeme geldi. Karagöz, Kaya’nın oldukça parlak bir akademik geçmişe ve kariyere sahip olmasına rağmen, çalışma arkadaşlarıyla uyum yakalayamadığını belirtti. Özellikle, fon vurgununda yeni dalga haberlerinin ardından artan siyasi gerilimler, bürokrasideki atama süreçlerinin de sorgulanmasına neden oluyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Güngör, “776 günde 60 özel kalem müdürü değişimi, normal bir idari süreçle açıklanamaz. Bu durum, kamu hizmetinde liyakatin nasıl göz ardı edildiğinin bir göstergesidir” ifadelerini kullandı. Güngör, milyonlarca gencin KPSS ile memur olmaya çalıştığı bir ortamda, istisnai kadroların bu şekilde kullanılmasının “kul hakkı” tartışmalarını körüklediğini belirtti.
İstisnai Memuriyet ve Tepkiler
Özel kalem müdürlüğü kadrolarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre “istisnai memuriyet” kapsamında olması, atamalarda sınav şartı aranmamasını sağlıyor. Ancak Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, bu durumun suistimal edildiğini savunuyor. Erimhan, “Haber doğru ise bu durumun izahı yoktur. İstisnai kadrolar, bakanın yakın çalışma ekibini kurması için vardır; ancak bu bir ‘siyasi kadrolaşma’ aracına dönüştürülmemelidir” diyerek tepkisini dile getirdi.
Öte yandan, iş dünyası ve çalışma hayatındaki diğer gelişmeler de dikkatle takip ediliyor. Özellikle emeklilik ve tazminat hakları konusunda vatandaşların merak ettiği kıdem tazminatı nasıl alınır gibi konular, çalışma hayatındaki istikrarın önemini bir kez daha hatırlatıyor. Benzer şekilde, kurumsal güvenlik ihlalleri gibi teknolojik riskler de kamu kurumlarının liyakatli ve yetkin ellerde yönetilmesinin hayati önemini ortaya koyuyor.
Siyasi Kariyer ve Hazin Tablo
Eleştirilerin odağındaki Kaya’nın Bilkent Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunu olduğu, Amerika’da yüksek lisans yaptığı ve tıp eğitimi aldığı vurgulanıyor. Bu kadar donanımlı bir ismin, iddialara göre bu denli yüksek bir personel sirkülasyonuna imza atması, siyasi gözlemciler tarafından “çelişkili bir tablo” olarak yorumlanıyor. İddiaların doğruluğu ve sürecin perde arkası önümüzdeki günlerde daha fazla tartışılacağa benziyor.



