⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 442
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 16:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD’nin Oregon eyaletindeki Sherman County bölgesinde, buğday tarlalarının bulunduğu alanda faaliyet gösteren Biglow Canyon rüzgar santralinde büyük bir kaza meydana geldi.
- Yaklaşık 11 katlı bina yüksekliğinde ve 8 ton ağırlığındaki dev rüzgar türbini kanadı, henüz belirlenemeyen bir yapısal arıza nedeniyle koparak tarlaya çakıldı ve 1,2 metre derinliğinde hendek oluşturdu.
- Olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmazken, devrilen devasa ekipmanlar bölgede tarım yapan çiftçilerin can güvenliği endişesini en üst seviyeye çıkardı.
Amerika Birleşik Devletleri’nin Oregon eyaletine bağlı Sherman County bölgesinde, tarım ve yenilenebilir enerjinin bir arada yürütüldüğü arazilerde korkunç bir kaza atlatıldı. Bölgenin kurak ve engebeli tepelerinde buğday yetiştiren çiftçiler, tarlalarının ortasında yükselen devasa enerji kuleleriyle uyum içinde çalışmaya çalışırken büyük bir tehlikeyle yüzleşti. Tarımsal faaliyetlerin sürdüğü arazide yaşanan bu yapısal arıza, yenilenebilir enerji projelerinin güvenliği konusunu yeniden küresel bir tartışma haline getirdi.
11 Katlı Bina Yüksekliğindeki Dev Kanat Tarlaya Çakıldı
Olay, Portland General Electric (PGE) tarafından işletilen Biglow Canyon rüzgar santralinde gerçekleşti. Bölgede buğday üretimi yapan Kevin ve Kathryn McCullough çiftinin arazisinde bulunan 13 büyük rüzgar türbininden biri olan 71 numaralı türbinde ocak ayının sonlarında bakım sinyalleri verilmeye başlandı. Bir teslimat şoförünün taban bölgesinde kırık cıvatalar fark etmesinden sadece birkaç gün sonra, 1 Şubat tarihinde felaket eşiğinden dönüldü.
Yaklaşık sekiz ton ağırlığında ve 11 katlı bir bina yüksekliğine denk gelen devasa türbin kanadı kırılarak kopmuş ve hızla aşağıdaki buğday tarlasına doğru savrulmuştur. Çarpmanın şiddetiyle tarlada yaklaşık 1,2 metre derinliğinde devasa bir hendek oluştu. Türbinin tabanından bir futbol sahası kadar uzaklığa fırlayan tonlarca ağırlığındaki parçalar ve montaj cıvataları, olayın vahametini gözler önüne serdi.
Çiftçilerden Güvenlik İsyanı: “Birileri Ölebilirdi”
Rüzgar türbinlerinin arazilerine kurulmasından duydukları memnuniyeti daha önce dile getiren ve ek gelir elde eden çiftçi aileleri, yaşanan kazadan sonra büyük bir şok yaşadı. Tarlada aktif olarak çalıştıkları saatlerde bu tür bir kazanın yaşanmamış olması olası bir katliamı önledi. Konuya ilişkin endişelerini dile getiren Kathryn McCullough, yaşanan tehlikenin boyutunu vurgulayarak, “Çok sevindik diyorduk ancak bu kaza her şeyi değiştirdi. Birileri ölebilirdi veya ağır yaralanabilirdi; bu durum kabul edilemez” dedi.
Yaşanan bu olağanüstü kaza, dünya genelinde tarım arazileri üzerine kurulan endüstriyel tesislerin denetim süreçlerini ve risk raporlamalarını yeniden masaya yatırdı. Ekonomik açıdan altın ve gümüşte sert düşüş gibi piyasa dalgalanmalarından etkilenen çiftçiler, alternatif gelir kaynaklarına yönelirken artık can güvenliklerinin de garanti altında olmasını talep ediyor. Öte yandan uzmanlar, benzer felaketlerin önlenmesi için periyodik denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini savunuyor.
Enerji ve Tarım Dengesi Sorgulanıyor
Kuru tarım işletmeleri için rüzgar enerjisinden elde edilen kira gelirleri hayati bir güvence oluştururken, bu tip ağır ekipmanların tarım işçilerinin ve çiftçilerin çalışma alanlarına bu kadar yakın olması ciddi soru işaretleri doğuruyor. Tıpkı ticari ve ekonomik alanlarda yaşanan otomotiv ihracatındaki zirve yarışları veya küresel pazar hamleleri gibi, enerji sektörünün de sürdürülebilirlik ve güvenlik dengesini çok iyi kurması gerekiyor. Biglow Canyon sahasındaki arızanın ardından yetkili kurumlar inceleme başlattı.



