⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 419
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 16:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İzmir’deki Kırıklar Cezaevi’nde tutulan yaklaşık 30 yıllık hasta mahpus Rasul Kocatürk’ün tahliyesi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından ikinci kez 3 ay süreyle ertelendi.
- Wernicke-Korsakoff Sendromu, siroz ve astım gibi çok sayıda ağır kronik hastalıkla mücadele eden Kocatürk’ün hapishanede kalmasının yaşamı için büyük risk oluşturduğu vurgulandı.
- İHD İzmir Şubesi, kararın hukuka aykırı ve keyfi olduğunu belirterek, ertelemenin son bulmasını ve Kocatürk’ün derhal serbest bırakılmasını talep etti.
İzmir’de İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Hapishane Komisyonu, 387. hafta açıklamasında cezaevlerindeki hak ihvallerine ve ağır hasta mahpusların durumuna dikkat çekti. Kırıklar Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan ve yaklaşık 30 yıldır cezaevinde bulunan Rasul Kocatürk‘ün sağlık durumunun kritik aşamada olduğu belirtilirken, tahliyesinin İdare ve Gözlem Kurulu tarafından ikinci kez ertelenmesine sert tepki gösterildi.
Basın açıklamasını okuyan Merkezi Hapishane Komisyonu Eş Sözcüsü Av. Nazlı Turan, Kocatürk’ün uzun yıllara dayanan mahpusluk koşulları ve ilerleyen yaşı nedeniyle çok sayıda ciddi hastalıkla mücadele ettiğini hatırlattı. Ülke genelindeki hak ihvallerini yakından takip eden kamuoyu, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen Google’dan Türkiye’ye Unutulma Hakkı Adımı: 30 Gün Kuralı gibi adalet ve hak arama mekanizmalarını tartışırken, cezaevlerindeki yaşam hakkı ihvallerine de odaklanmış durumda.
“Hapishanede Kalması Yaşamı İçin Büyük Risk”
Geçmişte katıldığı 500 günü aşan açlık grevleri sebebiyle Wernicke-Korsakoff Sendromu geliştiren Rasul Kocatürk’ün sağlık tablosunun giderek ağırlaştığı ifade edildi. Açıklamada, mahpusun siroz, astım, mide ülkesi, bağırsak ve tiroit rahatsızlıklarının yanı sıra prostat, akciğerde nodül ve omurga fıtıklarıyla boğuştuğu bilgisine yer verildi. Ayrıca geçmişte maruz kaldığı kötü muameleler neticesinde sağ omzunda kalıcı sakatlık bulunan Kocatürk’ün, çoklu hastalıkları yüzünden sürekli ve düzenli tıbbi gözetim altında olması gerektiği vurgulandı.
İdare ve Gözlem Kurulu Kararlarına Hukuki Tepki
Tüm bu ağır tıbbi raporsal tablolara rağmen Rasul Kocatürk’ün tahliyesinin İdare ve Gözlem Kurulu tarafından geçen hafta ikinci kez 3 ay süreyle ertelenmesi, hukukçular ve insan hakları savunucuları tarafından eleştirildi. Verilen kararların soyut, keyfi ve ölçüsüz nitelikte olduğu belirtilirken, infaz mevzuatındaki “iyi hâl değerlendirmesi” kriterlerinin mahpusların düşünsel tutumlarına dayandırıldığına dikkat çekildi. Kurulların adeta paralel bir yargı mekanizması gibi çalışarak mahpusların özgürlükleri üzerinde hak gaspı yarattığı ifade edildi.
Gündemin bir diğer dikkat çeken gelişmesi olan Anayasa Mahkemesi’nde Başkanlık Seçimi: Kulislerde 3 İsim Var haberleri hukuk mekanizmalarının ve yargı bağımsızlığının önemini bir kez daha gözler önüne sererken, infaz yakma ve tahliye erteleme gibi idari kararların hukuki denetimi konusundaki tartışmaları da alevlendiriyor.
“Keyfi Ertelemeye Son Verilsin”
İHD İzmir Şubesi, kronik ve ilerleyici sağlık sorunları bulunan Rasul Kocatürk’ün cezaevinde tutulmaya devam edilmesinin yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiğini yineledi. Açıklamanın sonunda, hukuka ve uluslararası sözleşmelere aykırı olan bu keyfi tahliye erteleme kararlarından derhal vazgeçilmesi ve Rasul Kocatürk’ün acilen serbest bırakılması çağrısında bulunuldu.



