⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 392
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 16:09
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kocaeli’de özel bir hayvanat bahçesinin kapanmasıyla beyaz elli gibonlar ve siamanglar İzmir Doğal Yaşam Parkı’na nakledildi.
- Hayvanların bakımını üstlenen Tuğçe Nur Bostancı, onlardan kopmamak için işini ve hayatını değiştirerek İzmir’e yerleşti.
- Yeni yuvalarına uyum sağlayan gibonlar, sabahları yeniden şarkı söylemeye başlayarak mutlu olduklarını gösterdi.
Türkiye’de zaman zaman insanı derinden etkileyen, meslek aşkının ve hayvan sevgisinin en saf hallerini gözler önüne seren olaylar yaşanıyor. Kocaeli’den başlayıp İzmir’e uzanan bu sıra dışı hikaye, tam da kalplere dokunan türden bir vefa örneğini gözler önüne seriyor. Hayatını adadığı hayvan dostlarından ayrılmamak için tüm düzenini değiştiren bir bakıcının fedakarlığı, ekonomi ve sosyal yaşam gündeminde geniş yankı uyandırdı.
Özel Hayvanat Bahçesinin Kapanmasıyla Başlayan Süreç
Olay, ağustos ayında Kocaeli’deki özel bir hayvanat bahçesinin kapanmasıyla başladı. Tesisin kapanmasının ardından burada koruma altında bulunan 19 yaşındaki erkek “Bruno”, 29 yaşındaki dişi “Justine” isimli beyaz elli gibonlar ile 24 yaşındaki “Savannah” ve 8 yaşındaki kızı “Mula” adlı siamang türü gibonlar, İzmir Doğal Yaşam Parkı’na nakledildi. Uzun yıllardır bu özel primatların bakımını büyük bir titizlikle yürüten Tuğçe Nur Bostancı, yaşanan bu tayin sürecinde hayatının en kritik kararını verdi.
Ekonomik ve sosyal anlamda sıfırdan bir düzen kurmanın zorluklarına aldırmayan genç kadın, sevdiği canlılardan kopmamak adına Kocaeli’deki yaşamını geride bıraktı. Tesis yetkilileriyle kurduğu temasların ardından İzmir Doğal Yaşam Parkı kadrosuna dahil olan Bostancı, gibonların yeni yaşam alanlarına adaptasyon sürecinde kilit bir rol üstlendi. Ülkemizde zaman zaman finansal dalgalanmalar ve ekonomik zorluklar nedeniyle hayat şartları değişse de, bu hikayedeki motivasyon kaynağı maddiyat değil, tamamen saf bir sevgi bağı oldu.
“Onların Peşinden Geldim, İyi Ki Geldim”
İzmir’deki yeni yuvalarında onlarla tekrar bir araya gelmenin mutluluğunu yaşayan Tuğçe Nur Bostancı, hissettiklerini şu sözlerle özetliyor: “Onların arkasından bakıp el sallayamazdım. Yeni alan değişimi her canlı için stresli bir süreçtir. Güvendikleri bir insanın burada olması onlara huzur verdi. Zamanla hem ben hem de onlar yeni hayatımıza alıştık. Ben onlar için hayatımı değiştirdim, onların peşinden geldim.”
Bostancı, gibonların ilk geldikleri günlerde stresli olduklarını ve şarkı söylemeyi bıraktıklarını ancak şu an her sabah neşeyle şarkı söylediklerini belirtti. Uzmanlar da bu tür sahiplenici ve fedakar yaklaşımların, hayvanların psikolojik sağlığı açısından hayati önem taşıdığını vurguluyor. Tıpkı günlük yaşamda küçük detayların hayatımızı etkilemesi gibi, hayvanlar arasındaki bu güven bağı da onların hayata tutunmasını sağlıyor.



