⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 415
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 12:59
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da bir iş yeri sahibi, kirasının emsallerin çok altında kaldığı gerekçesiyle açtığı kira tespit davasında, yerel mahkemenin “5 yıl dolmadı” ret kararını Yargıtay’a taşıdı.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira ilişkisinin başlangıç tarihinin esas alınması gerektiğini ve sadece sözleşme yenileme tarihine bakılarak karar verilemeyeceğine hükmetti.
- Karar, kira bedelinin günün ekonomik koşullarına ve rayiç bedellere göre yeniden belirlenmesi için mahkemelere “eksik araştırma yapmayın” talimatı verdi.
Türkiye genelinde kiracı ve mülk sahibi arasındaki uyuşmazlıklar artarken, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen yeni bir karar, kira hukukunda dengeleri değiştirecek nitelikte. İstanbul’da görülen bir davada, mahkemenin “5 yıllık süre dolmadı” gerekçesiyle reddettiği kira tespit davası, yüksek mahkeme tarafından bozularak mülk sahiplerine yeni bir kapı araladı.
Kira Tespit Davasında “5 Yıl” Kriteri Nasıl Yorumlanmalı?
Dava konusu olayda, 2005 yılından bu yana aynı iş yerini kiralayan bir kiracı ile mülk sahibi arasında yaşanan anlaşmazlık, hukuk sistemindeki “kira tespit” prosedürlerini bir kez daha gündeme getirdi. Mülk sahibi, 2021 yılında ödenen 22 bin liralık kiranın, çevredeki emsallerin çok altında kaldığını belirterek kira bedelinin 39 bin liraya yükseltilmesini talep etti. Ancak yerel mahkeme, taraflar arasındaki sözleşmenin 2018 yılında yenilendiğini gerekçe göstererek, 5 yıllık yasal sürenin dolmadığına hükmetti.
Yargıtay, söz konusu kararı hukuka aykırı bularak bozdu. Yüksek mahkeme, kira ilişkisinin başlangıcının 2018 değil, 2005 olduğunu belirterek; 2018’deki sözleşmenin sadece mevcut durumu yazılı hale getirdiğini, bu nedenle kira bedelinin güncellenmesi talebinin reddedilmemesi gerektiğini vurguladı. Bu gelişme, 3 Ekim 2026 Ekonomi ve Siyaset Gündemi içerisinde de mülk sahiplerinin en çok konuştuğu konu başlıklarından biri haline geldi.
Emsal Kira Bedelleri ve Hakkaniyet İlkesi
Yargıtay’ın kararında, Türk Borçlar Kanunu’nun 6098 sayılı maddesine atıfta bulunularak, 5 yıldan uzun süreli veya 5 yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde yeni kira yılının bedelinin; üretici fiyat endeksi, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun belirlenmesi gerektiği hatırlatıldı. Mahkemelere, “sunulan delilleri tartışma ve rayiçleri inceleme” görevi hatırlatıldı.
Öte yandan, gündemdeki diğer sıcak gelişmeler arasında Türk Futbolunda Hakem Fişleme Skandalı gibi kritik başlıklar da yer alırken, hukuk dünyasındaki bu kira kararı mülkiyet haklarının korunması açısından emsal teşkil ediyor. Benzer şekilde, ekonomik belirsizlikler Bilecik’te Ulaşıma Zam haberlerinde olduğu gibi yerel düzeyde de etkisini gösteriyor.
Mahkemeler İçin Yeni Yol Haritası
Yargıtay’ın bu kararı, bundan sonra açılacak kira tespit davalarında mahkemelerin sadece son sözleşme tarihine bakmak yerine, kira ilişkisinin başlangıcını ve piyasa rayiçlerini detaylıca araştırması gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle uzun süreli kiracıların olduğu iş yerlerinde, kira bedelinin güncel ekonomik şartlara uyarlanması artık çok daha kolaylaşacak gibi görünüyor.



