⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 433
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 10:47
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, pandemi döneminde fiilen çalıştığı halde primleri eksik yatırılan bir akademisyenin hizmet tespiti davasını karara bağladı.
- Yerel mahkemenin 189 günlük eksik hizmetin tescil edilmesi yönündeki kararı, Yargıtay tarafından onanarak emsal bir hukuki statü kazandı.
- Bu karar, benzer mağduriyet yaşayan ve sigorta günleri eksik gösterilen çalışanlar için hizmet tespiti davalarında yeni bir yol haritası sunuyor.
Çalışma hayatında emeklilik hayali kuran binlerce vatandaş için kritik bir gelişme yaşandı. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, pandemi döneminde özel bir üniversitede görev yapan bir akademisyenin açtığı hizmet tespiti davasında, işçi lehine emsal bir karara imza attı. Söz konusu karar, sigorta primleri fiili çalışmaya rağmen eksik yatırılan milyonlarca çalışan için büyük bir umut ışığı oldu. Konuyla ilgili detaylar, Yargıtay’dan emsal karar: Eksik prim günleri nasıl telafi edilir? başlıklı rehberimizde de kapsamlı şekilde ele alınmıştı.
Pandemi Döneminde Eksik Prim Skandalı
Olay, özel bir üniversitede doktor öğretim görevlisi olarak çalışan akademisyenin, 1 Aralık 2020 ile 30 Haziran 2021 tarihleri arasında tam zamanlı çalışmasına rağmen SGK kayıtlarında eksik gün bildirilmesiyle başladı. Akademisyen, eğitim faaliyetlerini çevrim içi sürdürdüğü bu süreçte, çalışma günlerinin eksik gösterildiğini fark ederek yargı yoluna başvurdu. Yerel mahkeme, dosyayı incelediğinde akademisyenin fiilen ve tam zamanlı çalıştığını kanıtlayan delillere ulaştı.
İş Mahkemesi, bilirkişi raporları ışığında 189 günlük eksik hizmetin tescil edilmesine hükmetti. Üniversite yönetimi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bu karara itiraz ederek istinaf yoluna başvurdu, ancak Bölge Adliye Mahkemesi de akademisyeni haklı bularak kararı korudu.
Yargıtay Noktayı Koydu: Fiili Çalışma Esastır
Dosyanın temyiz edilmesi üzerine konuyu inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, üniversitenin “bilirkişi raporu yetersiz” ve “tanık beyanları soyut” iddialarını reddetti. Yüksek mahkeme, akademisyenin pandemi sürecindeki fiili çalışma süresinin sigorta kayıtlarına eksiksiz yansıtılması gerektiğine hükmetti. Bu karar, Türkiye’deki iş hukuku uygulamaları açısından “fiili çalışma” prensibinin önemini bir kez daha vurgulamış oldu.
Ekonomik göstergelerin ve çalışma hayatındaki düzenlemelerin yakından takip edildiği bu günlerde, S&P’den Türkiye ekonomisi için kritik kredi notu açıklaması gibi makro veriler kadar, bireysel hakların korunması da büyük önem taşıyor. İş dünyasındaki bu tür hukuki kazanımlar, çalışanların gelecek planlarını daha güvenli bir zemine oturtmalarını sağlıyor.
Çalışanlar İçin Yol Haritası
Yargıtay’ın bu onama kararı, benzer durumda olan ve eksik prim bildirimi nedeniyle emeklilik tarihi geciken veya prim gün sayısı yetersiz kalan çalışanlar için önemli bir emsal oluşturmaktadır. Özellikle hizmet tespiti davalarında mahkemelerin, bilirkişi raporlarını ve iş yerindeki fiili çalışma durumunu nasıl değerlendirdiğini gösteren bu süreç, hak arama mücadelesinde profesyonel hukuki desteğin önemini de gözler önüne seriyor.
Unutulmamalıdır ki, çalışma yaşamında karşılaşılan haksızlıklar karşısında sessiz kalmamak, hem bireysel hakların korunması hem de çalışma barışının sağlanması adına elzemdir. Benzer hukuki süreçler hakkında daha fazla bilgi almak ve güncel gelişmeleri takip etmek için gündemi yakından izlemeye devam edin.



