⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 371
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 10:50
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Çanakkale’nin Çan ilçesinde bulunan 86 bin yıllık İnkaya Mağarası’nda, termal dron destekli kazılarda 130 metre uzunluğunda dev bir çakmaktaşı kütlesi keşfedildi.
- Paleolitik dönem insanlarının hammaddeye erişimini kolaylaştıran bu doğal rezerv, dönemin yaşam biçimi ve göç yolları hakkında kritik veriler sunuyor.
- Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde devam eden çalışmalar, mağaradaki jeotermal kaynakların tarih öncesi yerleşim tercihlerindeki rolünü netleştiriyor.
Türkiye’nin arkeolojik zenginlikleri arasında özel bir yere sahip olan Çanakkale, tarih öncesi döneme dair yeni ve heyecan verici bir buluşa ev sahipliği yapıyor. Çan ilçesi sınırları içerisinde yer alan İnkaya Mağarası, 86 bin yıllık geçmişiyle Paleolitik Çağ insanlarının Anadolu ve Balkanlar arasındaki göç rotalarını anlamak adına kilit bir nokta olmaya devam ediyor. Son yürütülen kazı çalışmalarında, mağaranın jeolojik yapısını değiştirecek nitelikte devasa bir bulguya rastlandı.
Termal Dron Teknolojisi ile Yeraltı Haritası Çıkarıldı
2016 yılından bu yana Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nden Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığında yürütülen araştırmalar, bu yıl 10. sezonuna girdi. Kazı heyeti, yoğun bitki örtüsü ve zorlu coğrafi koşullar nedeniyle geleneksel yöntemlerin ötesine geçerek termal dron teknolojisinden yararlandı. Yapılan analizler neticesinde, toprağın 1-2 metre altında, yaklaşık 130 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğinde dev bir çakmaktaşı kütlesi tespit edildi.
Bu keşif, bölgedeki tarihsel süreçleri inceleyen uzmanlar için büyük bir heyecan yarattı. Güncel arkeoloji dünyasındaki gelişmeler sadece mağaralarla sınırlı değil; örneğin, Karadeniz Vapuru’nun tarihi önemi gibi projeler de kültürel mirasımızın korunmasında büyük rol oynuyor.
Paleolitik İnsanın Hammaddeye Kolay Erişimi
Prof. Dr. İsmail Özer, keşfedilen çakmaktaşı kütlesinin Paleolitik dönem insanları için hayati bir “hammadde ocağı” işlevi gördüğünü vurguladı. Özer, “Mağarada yaşayan toplulukların ihtiyaç duydukları hammaddeye doğrudan, zahmetsizce ulaşabildiklerini görüyoruz. Taş çekirdeklerinin tek bir çıkarım yapıldıktan sonra bırakılması, bölgedeki kaynağın bolluğuna ve insanların bu kaynakları oldukça ‘müsrifçe’ kullandıklarına işaret ediyor,” ifadelerini kullandı.
Ayrıca bölgedeki jeotermal kaynakların, o dönemde yaşayan insanlar için bir tercih sebebi olabileceği tahmin ediliyor. Tıpkı günümüz dünyasında Bluetooth teknolojisinin kökeni gibi, tarihin her döneminde yerleşim stratejileri çevresel kaynaklarla doğrudan ilişkilendirilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı Statüsü
2021 yılından bu yana “Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı” statüsünde yürütülen çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nün destekleriyle hız kesmeden devam ediyor. İnkaya Mağarası, sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda Anadolu’nun tarih öncesi jeolojik ve antropolojik haritasının en önemli parçalarından biri olma özelliğini koruyor.



