Gündem

AKP’li Birinci’den Fon Krizi İtirafı: “Kriz Bizim Çocukların Eseri”

AKP MKYK eski üyesi Mücahit Birinci, fon krizinin dış güçlerle açıklanamayacağını belirterek "Kriz bizim çocukların öz krizi" ifadeleriyle partiye çağrıda bulundu.

OKUMA AYARLARI
AKP’li Birinci’den Fon Krizi İtirafı: "Kriz Bizim Çocukların Eseri"
AKP’li Birinci’den Fon Krizi İtirafı: "Kriz Bizim Çocukların Eseri"
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 407
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 12:15

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • AKP eski MKYK Üyesi Mücahit Birinci, 90 milyar dolarlık fon krizinin dış güçlerin bir oyunu olmadığını, tamamen parti içindeki isimlerin sorumluluğunda geliştiğini açıkladı.
  • Parti içindeki “kayırmacılık” kültürünün sandıkta büyük bir hezimete yol açabileceği konusunda uyarıda bulunan Birinci, sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
  • Şamil Tayyar gibi diğer parti isimleri de “dış güçler” tezini reddederek, durumun bir “zehirlenme” ve temizlenme süreci olduğunu savundu.

Türkiye gündemine bomba gibi düşen 90 milyar dolarlık fon krizi, siyaset kulislerini sarsmaya devam ediyor. AKP içerisinde başlayan özeleştiri dalgasına son olarak eski MKYK Üyesi Mücahit Birinci katıldı. Birinci, krizin dış mihraklar veya operasyonel hamlelerle izah edilemeyeceğini, doğrudan parti içindeki yapısal sorunlardan kaynaklandığını belirterek sert bir çıkış yaptı.

“Kriz Bizim Çocukların Öz Krizi”

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, krizin “yüzde yüz yerli” olduğunu belirten Mücahit Birinci, yaşanan durumu “halkın zekasını aşağılamak” olarak nitelendirdi. Birinci, “Krizi dış güçlere bağlamak tembelliktir. Bu kriz bizim çocukların öz krizi. Yüzde yüz yerli. Eğer birilerini kayırarak, ‘o onun oğlu’, ‘bu hareketin eskisi’ diyerek süreci yönetmeye çalışırsak, sandıkta hazin bir sonuçla karşılaşırız” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, ülkedeki ekonomik dengelerin sarsıldığı bir dönemde dikkatleri bir kez daha siyasi sorumluluğa çekiyor. Benzer ekonomik türbülanslar, 2026 Eylül enflasyon rakamları gibi makroekonomik verilerle birleştiğinde vatandaşın alım gücü üzerindeki baskıyı artırıyor.

Dış Güçler Tezi ve Parti İçi Çatlak

Krizin arka planına dair farklı sesler yükselmeye devam ediyor. Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, olayın arkasında MOSSAD ve ABD istihbaratının olduğunu iddia ederek “dış güçler” tezini öne sürdü. Ancak bu teze AKP içinden gelen yanıt oldukça sert oldu. Şamil Tayyar, bu tür söylemleri “milletin aklıyla dalga geçmek” olarak tanımlayarak, devletin birileri tarafından finansal çıkarlar uğruna zehirlendiğini savundu.

Öte yandan, parti içindeki gerilim sadece söylem düzeyinde kalmıyor. Milletvekili Serkan Bayram, eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin isminin geçtiği 2,2 milyar liralık kazanç iddialarını gündeme getirerek parti içinde bir hesaplaşma sürecinin fitilini ateşledi. Bu tür skandallar, hibe destekli projelerde milyonluk vurgun haberleriyle birlikte kamuoyu vicdanında büyük bir yara açıyor.

Siyasi Gelecek ve Temizlenme Süreci

Mücahit Birinci, bu krizin bir “temizlenme” fırsatı olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. “Kimsenin gözünün yaşına bakmamak esas mesele” diyen Birinci, partinin bu sınavdan geçememesi durumunda büyük bir seçmen kaybıyla yüzleşeceğinin altını çiziyor. Türkiye’de siyasi gündem, tıpkı Abdullah Gül neden gündemde tartışmalarında olduğu gibi, parti içi dinamiklerin etkisiyle sürekli bir değişim gösteriyor.

Önümüzdeki süreçte soruşturmanın nereye evrileceği ve AKP yönetiminin “kayırmacılık” iddialarına karşı ne tür somut adımlar atacağı merak konusu olmaya devam edecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir