⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 352
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 13:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İşgal altındaki Batı Şeria’da geleneksel zeytin hasadı, İsrail askerleri ve yerleşimcilerin çiftçilere yönelik şiddetli müdahaleleriyle gölgelendi.
- Nablus ve Beita bölgelerinde yaşanan arbedelerde çok sayıda Filistinli yaralandı, gözaltılar yaşandı ve tarlalarda yangınlar çıktı.
- İsrail Başbakanı Netanyahu olayları “küçük bir grup” olarak nitelendirip örtbas etmeye çalışsa da, sahadaki durum sistematik bir baskıyı işaret ediyor.
İşgal altındaki Batı Şeria’da Filistinliler için ekonomik ve kültürel bir hayatta kalma mücadelesi olan zeytin hasadı sezonu, bu yıl yine kan ve gözyaşıyla başladı. Bölgeden gelen haberler, İsrail ordusunun ve yasa dışı yerleşimcilerin, çiftçilerin ata topraklarına erişimini engellemek için organize bir şekilde hareket ettiğini ortaya koyuyor. Tıpkı Bilecik tarlalarında rekor hasat haberlerinde gördüğümüz gibi tarımsal üretimin kıymet kazandığı bir dönemde, Filistinli üreticiler için zeytinlikler birer çatışma alanına dönüştürülmüş durumda.
Sistematik Baskı ve Askeri Destek
Cumartesi günü Batı Şeria’nın kuzeyindeki Beita kasabası yakınlarında, toprağını işlemek isteyen çiftçiler ve onlara destek veren aktivistler, yerleşimcilerin fiziksel engeliyle karşılaştı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, bölgeye intikal eden İsrail askerleri, yerleşimcileri uzaklaştırmak yerine Filistinli çiftçilere müdahale ederek çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Bu durum, yerleşimci şiddetinin devlet koruması altında gerçekleştirildiği iddialarını bir kez daha güçlendirdi.
Göz Yaşartıcı Gaz ve Yangın Felaketi
Şiddet olayları sadece Beita ile sınırlı kalmadı. Nablus yakınlarındaki Asira el-Kibliya köyünde, zeytinliklerde çalışan çiftçilerin üzerine yoğun şekilde göz yaşartıcı gaz atıldı. Gaz kapsüllerinin kuru otları tutuşturmasıyla çıkan yangın, bölgedeki hasadı büyük ölçüde tahrip etti. Filistin Kızılayı, saldırılar sonucu darbedilen 12 kişinin hastaneye kaldırıldığını doğruladı. Yaşanan bu gerilim, bölgedeki huzursuzluğun ABD siyasetinde İsrail lobisi etkisiyle nasıl dünya gündeminden kaçırılmaya çalışıldığını da gözler önüne seriyor.
Uluslararası Tepkiler ve Netanyahu’nun Savunması
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uluslararası toplumun artan baskısı karşısında saldırıları “küçük bir suçlu grubun eylemi” olarak tanımlayarak sorumluluğu üzerinden atmaya çalıştı. İngiltere’nin yasa dışı yerleşim bölgelerinden gelen ürünlere yaptırım uygulama kararı, bölgedeki ekonomik ambargonun yeni bir boyuta evrilebileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Ancak sahadaki görüntüler, şiddetin münferit değil, sistematik bir “toprak temizliği” politikası olduğunu kanıtlar nitelikte.
Filistinli çiftçiler, ata mirası zeytin ağaçlarının sadece birer tarım ürünü olmadığını, aynı zamanda bölgedeki varlıklarının en somut kanıtı olduğunu vurguluyor. Güvenlik güçleri tarafından korunan yerleşimcilerin ise hasat dönemini hedef alarak yerel halkı ekonomik olarak çökertmeyi hedeflediği belirtiliyor.



