Gündem

Depremzede gencin dramı: ‘Ben artık iflah olmam’ diyerek dünyayı reddetti

Hatay'da deprem sonrası içine kapalı bir yaşam süren Barış Özbay, telefon bağımlılığı ve tedavi reddiyle gündemde. "Ben artık iflah olmam" diyen gencin hikayesi.

OKUMA AYARLARI
Depremzede gencin dramı: 'Ben artık iflah olmam' diyerek dünyayı reddetti
Depremzede gencin dramı: 'Ben artık iflah olmam' diyerek dünyayı reddetti
📍 Konum: Hatay, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 358
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 10:14

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Hatay’da yaşayan 25 yaşındaki Barış Özbay, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından sanal dünyaya sığınarak evinden çıkmamayı tercih etti.
  • Yaklaşık 3 aylık bir tedavi sürecinin ardından evine geri dönen Özbay, ilaçlarını bırakarak tekrar telefon bağımlılığına ve içine kapanık yaşamına geri döndü.
  • Üzerindeki “Ben artık iflah olmam” yazılı tişörtle dikkat çeken genç, kimseden yardım istemediğini ve mevcut yaşamından memnun olduğunu ifade ediyor.

Kahramanmaraş merkezli büyük deprem felaketlerinin yarattığı travmalar, toplumsal hafızamızda derin izler bırakmaya devam ediyor. Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan 25 yaşındaki Barış Özbay, depremin ardından yaşadığı psikolojik değişim ve dünyadan elini eteğini çekmesiyle Türkiye’nin gündemine oturdu. Yaşadığı ağır travma sonrası üniversite eğitimini yarıda bırakarak evine kapanan genç, sanal dünyayı tek yaşam alanı haline getirdi.

Travma Sonrası İçe Kapanış ve Sanal Bağımlılık

Depremde hem evlerini hem de yakınlarını kaybeden anne Semra Özbay ve oğlu Barış Özbay, Gazi Mahallesi’ndeki müstakil evlerinde üç yıldır zorlu bir yaşam mücadelesi veriyor. Yaşama sevincini yitiren Barış Özbay, günlerinin tamamını cep telefonu ve bilgisayar başında geçirerek gerçek dünyadan tamamen koptu. Uzmanlar bu durumu “travma sonrası kaçış mekanizması” olarak nitelendirirken, Özbay’ın durumu Ankara’da kıyafet tartışması gibi toplumsal olayların yarattığı gerginliklerin ötesinde, bireysel bir kopuşu temsil ediyor.

“Ben Artık İflah Olmam” Mesajı

Geçtiğimiz dönemde yaklaşık 3 ay süren hastane tedavisinin ardından evine dönen Barış Özbay, iyileşme sürecini reddetti. İlaçlarını kullanmayı bırakan ve tekrar eski rutinlerine dönen Özbay, giydiği tişörtün üzerindeki Almanca “Ich bin nicht mehr zu retten” (Ben artık iflah olmam) ifadesiyle toplumun yardım çabalarına keskin bir yanıt veriyor. Gündemi meşgul eden bu dramatik tablo, infazda skandal yaratan diğer toplumsal vakalar gibi kamuoyunun vicdanını sızlatmaya devam ediyor.

Yardım Taleplerine Kesin Red

Barış Özbay, kendisine uzatılan yardım ellerini geri çevirirken, mevcut durumundan memnun olduğunu şu sözlerle dile getiriyor: “Hiçbir şey istemiyorum, ben mutluyum. Uyanıyorum, yemek yiyorum ve ilaç saatim geliyor. Telefonla zaman geçiriyorum, telefon yoksa duvarı izlerim. İnsanlar bana yardım etmeye çalışıyor ama ben kabul etmedikçe kimse yardım edemez.”

Özbay’ın bu tercihi, travma sonrası stres bozukluğunun birey üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. Bahçesindeki kedilerle vakit geçirerek ve dijital dünyada zaman tüketerek günlerini geçiren genç, dış dünyanın müdahalesine karşı adeta görünmez bir duvar örmüş durumda. Ailesinin ve yakın çevresinin çabalarına rağmen, Özbay kendi dünyasında yaşamayı tercih ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir