⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 375
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 10:29
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail’in eski Başbakanı Ehud Barak, mevcut Başbakan Benjamin Netanyahu’nun 27 Ekim seçimlerini erteletmek amacıyla yeni bir savaş hazırlığı içinde olduğunu öne sürdü.
- Kamuoyu araştırmalarında oy kaybı yaşayan Netanyahu’nun, dış tehdit algısı yaratarak siyasi bekasını korumaya çalıştığı belirtiliyor.
- Barak, muhalefete çağrıda bulunarak Netanyahu’nun iktidardan uzaklaştırılması gerektiğini vurguladı ve bu hamlelerin kişisel bir beka mücadelesi olduğunu iddia etti.
İsrail siyaseti, 27 Ekim’de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde oldukça gergin günler geçiriyor. Gazze’deki yıkımın ardından halk nezdindeki desteği ciddi oranda azalan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, eski Başbakan Ehud Barak’ın hedef tahtasına oturdu. Barak, yaptığı son açıklamalarda Netanyahu’nun siyasi geleceğini kurtarmak adına ülkeyi yeni bir çatışma iklimine sürüklemeye çalıştığını iddia etti.
“Seçimleri Ertelemek İçin Savaş Zeminini Hazırlıyor”
Kanal 12 televizyonuna konuşan Ehud Barak, Netanyahu hükümetinin stratejisini sert bir dille eleştirdi. Barak, mevcut başbakanın seçim yenilgisini engellemek için “seçimleri erteleyebilecek bir savaşa girmenin altyapısını hazırladığını” ifade etti. Netanyahu’nun geçmişte “Bir ulusun hayatı, başbakanın kişisel beka yolu değildir” sözlerini hatırlatan Barak, bugünkü yönetimin kendi ilkelerini ayaklar altına aldığını vurguladı.
İsrail’de yaşanan bu siyasi çalkantılar, ekonomik belirsizliklerle de birleşiyor. Özellikle kentsel dönüşümde kira krizi ve artan maliyetler, halkın Netanyahu yönetimine olan güvenini daha da zedeliyor. Muhalefet kanadı, Netanyahu’nun bahsettiği “dış tehdit” iddialarının somut bir temeli olmadığını savunarak, bu durumu bir siyasi manevra olarak nitelendiriyor.
Netanyahu’nun “Dış Tehdit” İddiası ve Muhalefetin Tepkisi
Anketlerdeki düşüşü durduramayan Netanyahu, son dönemde ülkeye yönelik belirsiz bir dış tehdit hazırlığı olduğu yönünde söylemler geliştirdi. Ancak bu tehdidin hangi aktörden geleceğine dair kamuoyuyla paylaşılan hiçbir somut istihbarat bulunmuyor. Bu durum, ülkede tarihi seçim süreçlerine benzer bir gerilimin yaşanmasına neden oluyor. Barak, muhalefeti bu “güvenlik aldatmacasına” karşı uyanık olmaya ve 27 Ekim’de sandıkta net bir tavır almaya davet etti.
Dünya gündemindeki diğer gelişmeler ise dikkatle takip ediliyor; örneğin Vincenzo Montella’nın sonu mu geliyor? sorusu spor dünyasında geniş yankı uyandırırken, İsrail’deki siyasi kriz de bölgedeki dengeleri değiştirebilecek bir potansiyel taşıyor. Barak’ın “27 Ekim’de onun dönmemek üzere iktidardan gitmesini sağlamalıyız” şeklindeki çıkışı, İsrail siyasetinde iktidar değişiminin sinyali olarak yorumlanıyor.
Netanyahu hükümetinin önümüzdeki haftalarda atacağı adımlar, sadece İsrail’in iç siyasetini değil, aynı zamanda bölgedeki güvenlik mimarisini de doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.



