⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 465
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 13:27
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD birliklerinin Irak’tan tamamen çekilmesiyle bölgede oluşan güç boşluğunu Türkiye’nin dolduracağı İsrail basınında geniş yer buldu.
- İsrail merkezli Maariv gazetesi, Türkiye’nin Irak ile kurduğu derin ekonomik ve güvenlik bağlarının Tel Aviv yönetimi için stratejik bir risk oluşturduğunu iddia etti.
- Erbil yönetiminin Tahran yerine Ankara ile iş birliğini tercih etmesi, Türkiye’nin bölgedeki en etkili aktör haline geldiğini kanıtlıyor.
Orta Doğu’da dengeler, ABD’nin Irak’tan çekilme kararının ardından kökten değişiyor. İsrail medyasında yer alan dikkat çekici bir analiz, bölgedeki güç boşluğunu dolduracak en güçlü adayın Türkiye olduğunu açıkça ortaya koyuyor. İsrail merkezli Maariv gazetesi, Ankara’nın Libya, Lübnan ve Suriye’den sonra stratejik odağını Irak’a çevirdiğini belirterek, bu durumun Tel Aviv yönetimi için yeni bir “stratejik kabus” senaryosu doğurduğunu vurguluyor.
Erbil ve Bağdat Hattında Yeni Dönem
Irak Haber Ajansı’nın, ABD askerlerinin ülkeden ayrılışını “ulusal egemenliği tamamlama” olarak duyurması, bölgedeki yerel aktörlerin elini güçlendirdi. Özellikle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), İran’ın müdahaleci politikalarına karşı Ankara ile daha yapıcı ve işbirlikçi bir ilişki kurmayı seçti. Türkiye’nin Irak’taki ticari varlığı ve “Terörsüz Bölge” stratejisi, Erbil için hem bir güvenlik şemsiyesi hem de ekonomik kalkınma fırsatı sunuyor. Bu süreç, İran’dan Hürmüz Boğazı Resti: 7 Şart Yerine Gelmeden Geçiş Yok! haberimizde de değindiğimiz bölgesel gerilimlerin gölgesinde, Türkiye’nin arabulucu ve dengeleyici rolünü pekiştiriyor.
Tel Aviv’in Suriye Korkusu Irak’a Taşındı
İsrail basını, uluslararası analistlerin beklentisinin aksine, ABD’nin boşluğunu İran’ın değil, Türkiye’nin dolduracağından ciddi endişe duyuyor. Maariv gazetesine göre, Suriye’de varlığını güçlendiren Ankara, Irak’taki nüfuzunu da artırarak İsrail karşıtı stratejik bir hattın temelini atıyor. Tel Aviv’in bu jeopolitik okuması, bölgedeki Türk etkisinin sadece askeri değil, aynı zamanda derin diplomatik ve ekonomik bağlarla örülü olduğunu gösteriyor.
Öte yandan, bölgedeki bu hızlı değişimler küresel güçlerin de yakın takibinde. Tıpkı ABD Siyasetinde İsrail Lobisi: Yeni Kitapta Çarpıcı İddialar haberinde vurgulandığı gibi, Washington’daki lobilerin Orta Doğu politikaları da bu yeni gerçeklik karşısında zorlanıyor. Türkiye, kendi ulusal çıkarları ve bölge barışı için izlediği gerçekçi dış politika ile oyun kurucu konumunu sağlamlaştırıyor.
Ankara Neden Vazgeçilmez Bir Aktör?
Türkiye’nin Irak’taki etkisi sadece güvenlik hamleleriyle sınırlı değil. Ülkedeki Türk şirketlerinin yoğunluğu ve Türkiye’nin Irak’ın en büyük üçüncü ihracat pazarı olması, Ankara’ya sahada benzersiz bir avantaj sağlıyor. İsrailli analistlerin deyimiyle, “İran’ın boşluğu dolduracağına inanan herkes, Ankara’nın bir sonraki hamlesine dikkat etmelidir.” Bu ifade, Türkiye’nin artık Orta Doğu’daki en etkili aktör haline geldiğinin bir itirafı niteliğinde.
Bölgesel gelişmeler sadece dış politikayı değil, küresel teknoloji ve ekonomi gündemini de etkiliyor. Örneğin, dünya genelindeki bellek krizi gibi tedarik zinciri sorunları, Türkiye gibi üretim kapasitesi yüksek ülkelerin önemini daha da artırıyor. Türkiye, hem jeopolitik hem de ekonomik anlamda yeni dönemin anahtar ülkesi olmayı sürdürecek gibi görünüyor.



