⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 388
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 12:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail medyası, ABD birliklerinin Irak’tan çekilmesiyle oluşan stratejik boşluğu Türkiye’nin dolduracağını ve bölgedeki en etkili aktör haline geleceğini iddia etti.
- Erbil yönetiminin İran yerine Ankara ile iş birliğini tercih etmesi, Türkiye’nin Irak üzerindeki nüfuzunu ve güvenlik alanındaki etkinliğini artırıyor.
- Tel Aviv yönetimi, Suriye’nin ardından Irak’ın da Türkiye’nin etki alanına girmesini İsrail karşıtı bir hat oluşturulması olarak görüyor.
Orta Doğu’daki dengeler, ABD’nin Irak’tan çekilme kararının ardından köklü bir değişim sürecine girdi. İsrail basınında yer alan kapsamlı bir analiz, bölgedeki jeopolitik oyun kurucunun artık Türkiye olduğunu itiraf eder nitelikte. İsrail merkezli Maariv gazetesi, ABD liderliğindeki koalisyonun bölgeden ayrılmasının ardından doğan “güç boşluğunu” dolduracak en güçlü adayın Türkiye olduğunu vurguladı.
Stratejik Bir Dönüm Noktası: Ankara’nın Irak Hamlesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Libya, Suriye ve Lübnan’dan sonra stratejik odağını Irak’a çevirmesi, sadece Ankara-Bağdat hattında değil, Tel Aviv koridorlarında da yakından takip ediliyor. Irak Haber Ajansı’nın, ABD askerlerinin çekilmesini “ulusal egemenliği tamamlama” olarak tanımladığı bu yeni dönemde, Türkiye’nin bölgedeki ekonomik ve güvenlik bağları, onu sahadaki en etkili aktör konumuna taşıdı. Tıpkı ASELSAN’ın savunma sanayiindeki atılımlarıyla olduğu gibi, Türkiye’nin sınır ötesindeki “Terörsüz Bölge” stratejisi de bölge ülkeleri nezdinde kabul görüyor.
Erbil ve Bağdat Neden Türkiye’yi Seçiyor?
Analizde dikkat çeken en önemli detaylardan biri, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) tutumu oldu. İran’ın bölgeye yönelik binlerce füze ve İHA saldırısı düzenlemesi, Erbil yönetimini Tahran’dan uzaklaştırarak Ankara’ya yaklaştırdı. Türkiye’nin Irak’ın en büyük üçüncü ihracat pazarı olması ve Türk şirketlerinin bölgedeki yoğun faaliyetleri, iki ülke arasındaki iş birliğini stratejik bir ortaklığa dönüştürdü. Bu durum, Türkiye’nin bölgesel kalkınma vizyonuyla de doğrudan örtüşüyor.
Tel Aviv İçin Yeni “Tehdit” Hattı
İsrail basını, Türkiye’nin Irak’taki varlığını Tel Aviv için “Suriye’den sonraki en büyük stratejik risk” olarak tanımlıyor. Analistlere göre, Ankara’nın Irak üzerindeki artan nüfuzu, İsrail’in bölgedeki hareket alanını kısıtlayan bir “İsrail karşıtı stratejik hat” oluşturuyor. Maariv gazetesinin dikkat çektiği üzere, “İran’ın boşluğu dolduracağını düşünenler, asıl Ankara’nın hamlelerini izlemeli.”
Türkiye’nin bölgedeki bu yükselişi, sadece askeri değil, diplomatik bir üstünlüğü de beraberinde getiriyor. Irak’ın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü üzerinden kurgulanan bu yeni dönem, bölge ülkelerinin kendi kaderlerini belirlediği ve dış müdahalelere karşı Türkiye’nin “güvenli liman” olarak görüldüğü bir süreci işaret ediyor. Türkiye, bölgedeki ekonomik istikrarın ve güvenliğin teminatı olarak konumunu her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor.



