⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 493
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 15:36
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail’in en ünlü casuslarından biri olan Eli Cohen’in Şam’daki Ebu Rummane’de bulunan dairesinde yakalanma ve idam süreci, 61 yıl sonra gün yüzüne çıktı.
- Operasyonu gerçekleştiren birimin kurucusu Said Caviş, Cohen’in yakalanmasında yabancı istihbaratların parmağı olmadığını, sürecin tamamen kendi birimleri tarafından yürütüldüğünü belirtti.
- Dönemin Suriye Devlet Başkanı Emin Hafız tarafından sorgulanan Cohen’in, Fatiha Suresi’ni okurken yaptığı hatalar sonucunda Yahudi olduğunun anlaşıldığı açıklandı.
İsrail casusu Eli Cohen’in Şam’daki faaliyetleri, yakalanış anı ve idamına giden süreçteki bilinmeyenler, 61 yıl sonra tarihin tozlu raflarından çıkarıldı. Suriye ordusunda görev yaparken Cohen’in deşifre edilmesinde kritik rol oynayan “134 Numaralı Telsiz Gizli Servisi”nin kurucusu ve emekli subay Said Caviş, operasyonun tüm detaylarını dünya kamuoyu ile paylaştı. Suudi Arabistan merkezli Al Majalla’da yayımlanan beş bölümlük yazı dizisinde, istihbarat tarihine geçecek ifadelere yer verildi.
Esad rejimi devrilmeden önce Binyamin Netanyahu ve Mossad direktörünün de katıldığı bir toplantıda özel operasyonla saatinin alındığı gündeme gelen Cohen’in, Şam’ın lüks semtlerinden Ebu Rummane’deki dairesinde kıskıvrak nasıl ele geçirildiği yıllar sonra netlik kazandı. Emekli subay Caviş, operasyonun arkasında herhangi bir yabancı istihbarat teşkilatının bulunmadığını vurgulayarak, süreç hakkında merak edilenleri tek tek anlattı.
Operasyonun Arka Planı ve “Üç Silahşörler” Detayı
Cohen’in evinde hemen tutuklanmak yerine 6 gün boyunca kontrol altında tutulduğunu belirten Caviş, bu süreçte şifreleri çözmek için Beyrut’tan özel materyaller getirildiğini ifade etti. Caviş, “Sovyet istihbaratı ya da Hindistan Büyükelçiliği Cohen’in yakalanmasında rol oynamadı. Operasyon tamamen kendi birimim olan ‘134 Numaralı Telsiz Gizli Servisi’ tarafından gerçekleştirildi,” diyerek dış müdahale iddialarını kesin bir dille yalanladı.
Altı günlük gözetim ve sorgu hazırlığı aşamasında Cohen ile oldukça soğukkanlı bir şekilde diyalog kurduklarını, hatta tedbir amaçlı onunla restorana bile gittiklerini belirten Caviş, istihbarat dünyasında adeta ders niteliğinde bir operasyona imza attıklarını kaydetti. Öte yandan, dünyadaki istihbarat savaşları ve sınır ötesi operasyonlar tıpkı küresel güç dengeleri ve stratejik hamleler ekseninde olduğu gibi tarihin akışını değiştiren bu tür olayları da beraberinde getiriyor.
Fatiha Suresi ile Gelen Büyük Çözülme
Operasyonun en dikkat çekici kırılma noktası ise dönemin Suriye Devlet Başkanı Emin Hafız’ın bizzat gerçekleştirdiği sorgu oldu. Altıncı günün sonunda huzura getirilen Cohen, kimliğini gizlemeye çalışarak Suriyeli bir Müslüman tüccar olduğunu iddia etti.
Ancak bu yalan, İslami ritüeller ve sureler karşısında duvara çarptı. O anları aktaran Caviş, sorgu anını şu sözlerle özetledi:
“Cohen’i kapıda durdurdular. Dönemin Genel Komutanı ve Devlet Başkanı Emin Hafız, Halep şivesiyle ‘Adın ne?’ diye sordu. Cohen, ‘Kamil Emin Sabit, Suriyeli bir Arabım, ticaretle uğraşıyorum ve Müslümanım’ yanıtını verdi. Bunun üzerine Hafız, ona Fatiha Suresi’ni okumasını söyledi. Cohen’in okurken hata yapması üzerine Hafız, ‘Senin yaşında Fatiha’yı bilmeyen bir Müslüman var mı?’ dedi ve hemen ardından yanındakilere dönerek ‘Bu bir Yahudi’ dedi.”
Bu tarihi deşifre anının ardından gerçeğin ortaya çıkmasıyla birlikte Eli Cohen’in idamına giden süreç hızlandı. Tarih boyunca yapılan benzeri uluslararası krizler ve diplomatik görüşmeler de tıpkı istihbarat operasyonları gibi devletlerin kaderini belirlemeye devam ediyor. Aradan 61 yıl geçmesine rağmen Cohen’in nasıl yakalandığına dair bu yeni belgeler, Orta Doğu’daki istihbarat savaşlarının gizli kalmış yönlerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor.



