⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 412
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 15:47
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kanada Başbakanı Mark Carney, Donald Trump döneminde değişen ilişkiler ve gümrük vergisi baskıları nedeniyle ülkesinin olası bir ABD işgali senaryosuna karşı hazırlık yaptığını itiraf etti.
- Askeri uzmanlar iki ülke arasındaki köklü NATO ve NORAD iş birliği nedeniyle doğrudan silahlı bir çatışmanın düşük ihtimal olduğunu, ancak siber savaş gibi gizli tehditlerin masada bulunduğunu belirtiyor.
- Yapılan anketler Kanadalıların üçte birinden fazlasının ABD işgalini olası gördüğünü ortaya koyarken, uzmanlar bu durumun tarihi Amerikan yayılmacılığı korkularını tetiklediğini vurguluyor.
Küresel siyasetin en sıra dışı gündem maddelerinden biri Kuzey Amerika’da yaşanıyor. Kanada Başbakanı Mark Carney geçen hafta yaptığı açıklamada, bir zamanlar düşünülemez olan bir senaryoya, yani ABD işgaline hazırlandıklarını itiraf etti. Bu hamle, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, iki müttefik ülke arasındaki ilişkilerin ne denli hassas bir eşikte olduğunu gözler önüne serdi.
Dünya genelinde jeopolitik riskler artarken ve küresel savunma dinamikleri yeniden şekillenirken, Kanada’nın attığı bu adım sadece bir “risk yönetimi” olarak nitelendiriliyor. Başbakan Carney, riskin az ve ihtimalin son derece düşük olduğunu kabul etse de, Donald Trump başkanlığı döneminde ABD-Kanada ilişkilerinin yeniden tanımlanması sürecinde tüm olasılıkları değerlendirme sorumlulukları bulunduğunu belirtti.
Trump’ın Politikaları ve 51. Eyalet Söylemi
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergileri ve Kanada’yı ülkenin “51. eyaleti” yapma yönündeki sık sık tekrarladığı ısrarlı talepleri, Ottawa yönetimini askeri önlemler almaya itti. Bu gerilim, Kanada güçlerinin olası Amerikan saldırılarına karşı savaş simülasyonları gerçekleştirmesine yol açtı. Beyaz Saray cephesi ise Başkan Trump’ın Kanada halkını korumak için attığı adımların arkasında durduğunu savunmaya devam ediyor.
Öte yandan, sadece devlet kademelerinde değil, ekonomik ve teknolojik alanlarda da küresel krizlerin sinyalleri alınıyor. Nitekim benzer stratejik endişeler, küresel tedarik zinciri ve çip krizleri gibi farklı sektörlerde de devletleri benzer acil durum planları yapmaya zorluyor. Kanada’nın aldığı bu tedbirler de ekonomik baskılara karşı çok katmanlı bir savunma refleksi olarak değerlendiriliyor.
Askeri Uzmanlardan ve Tarihçilerden Değerlendirmeler
BBC’ye konuşan kıdemli askeri uzmanlar, iki ülkenin NATO üyesi olması ve Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD) çatısı altında yıllardır yürüttükleri ortak operasyonlar nedeniyle doğrudan bir askeri işgalin gerçekleşme ihtimalini oldukça düşük görüyor. Kanada Kraliyet Hava Kuvvetleri’nde 34 yıl görev yapmış emekli Korgeneral Christopher Coates, kariyeri boyunca ABD’den gelebilecek bir saldırıyı asla aklına getirmediğini, olası bir krizin silahlı çatışmadan ziyade siber savaş gibi gizli yöntemlerle başlayabileceğini ifade ediyor.
Tarihsel kökler açısından bakıldığında ise durum biraz daha farklı bir anlam kazanıyor. Kanada Savaş Müzesi araştırmacısı Tim Foran’a göre, Kanada ulusal kimliğinin temel taşlarından biri, 18. ve 19. yüzyıllarda ABD’nin yayılmacı politikalarına karşı gösterilen direnişten besleniyor. Ocak ayında yapılan anketler de Kanadalıların %30’undan fazlasının ABD işgalini muhtemel gördüğünü ve bu tarihi refleksin halk arasında hâlâ canlı olduğunu kanıtlıyor.



