Dünya

Ankara’dan Atina’ya Gözdağı: “Türkiye’yi Rahatsız Etmeyelim” Formülü

Ankara'nın kararlı duruşu Yunanistan ve Fransa'ya geri adım attırdı. Doğu Akdeniz'deki kablo projesi için yeni diplomatik formül aranıyor.

OKUMA AYARLARI
Ankara'dan Atina'ya Gözdağı: "Türkiye'yi Rahatsız Etmeyelim" Formülü
Ankara'dan Atina'ya Gözdağı: "Türkiye'yi Rahatsız Etmeyelim" Formülü
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 522
🕐 Son Güncelleme: 05.10.2026 18:34

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Atina yönetimi ve Fransız Nexans firması, Türkiye’nin kararlı tutumu sonrasında Doğu Akdeniz’deki projede Ankara’yı rahatsız etmeyecek bir formül arayışına girdi.
  • Plana göre Fransız şirket, Kaşoz ve Kerpe adaları bölgesindeki deniz tabanı araştırmaları için Ekim ayı sonunda Türkiye’yi bilgilendirecek.
  • Millî Savunma Bakanlığı, kıta sahanlığında izinsiz hiçbir faaliyete kesinlikle izin verilmeyeceğini ve ön koordinasyonun şart olduğunu vurguluyor.

Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki kararlı ve tavizsiz tutumu, Yunanistan ve Fransa cephesinde diplomatik bir manevrayı zorunlu kıldı. Atina yönetiminin, Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ve kıta sahanlığı haklarına yönelik yasal tezleri karşısında strateji değiştirdiği bildiriliyor. Bu kapsamda diplomatik kulislerde, bölgedeki dengeleri sarsmayacak yeni bir formülün detayları şekilleniyor.

Atina ve Paris’ten “Türkiye’yi Rahatsız Etmeme” Arayışı

Yunan basınına yansıyan kulis bilgilerine göre, Atina yönetimi ile projede kilit rol oynayan Fransız Nexans firması, “Türkiye ve Yunanistan’ı rahatsız etmeyecek bir formül” üzerinde yoğun mesai harcıyor. Gelişmeler, dış politika gündeminde geniş yankı uyandırırken, uzmanlar bu durumun uluslararası ilişkilerde yeni tartışmaları beraberinde getirebileceğini belirtiyor. Benzer şekilde, küresel arenadaki diğer stratejik gelişmeler ve Lavrov’dan NATO’ya Afganistan Uyarısı: Askeri Varlık İstemiyoruz! yönündeki açıklamalar da ülkelerin güvenlik odaklı adımlarını hızlandırdığına işaret ediyor.

Atina ve Paris’in üzerinde çalıştığı mekanizmaya göre, projenin büyük bir kısmını üstlenen Nexans firması, Kaşoz ve Kerpe adalarının doğusundaki bölgede yapılacak deniz tabanı araştırmaları öncesinde Ankara’yı bilgilendirecek. Bu adımın 26 Ekim civarında atılması planlanıyor. Plana göre şirket, Türkiye’yi bilgilendirirken Yunanistan ile imzaladıkları anlaşma gereği Atina’dan da resmi izin isteyecek. Böylece sorunun “muğlaklık” temeli üzerinden çözüme kavuşturulması hedefleniyor.

Ankara’nın Kırmızı Çizgileri ve Hukuki Hakları

Yunan medyasında yer alan iddialara göre, Türkiye bu bilgilendirmeyi bir “izin başvurusu” olarak değerlendirirken; Yunanistan ve Fransa cephesi ise bu süreci resmi bir onay talebi ile eşdeğer tutmayacak. Taraflar, bu formülle kendi yasal tezlerini korumayı ve olası bir krizin önüne geçmeyi amaçlıyor. Öte yandan, bazı analistler her iki ülkenin de NAVTEX yayımlayarak hukuki pozisyonlarını tahkim edeceği alternatif çözümleri de masada tutuyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ise kablo güzergahının Türkiye’nin ilan ettiği deniz parkı sahalarının güneyinden geçtiğini savunarak güzergahta değişiklik yapmayacaklarını öne sürdü. Yerapetritis, çalışmaların kararlaştırıldığı şekilde ve Türkiye’den izin talep edilmeden yürütüleceğini iddia etse de, sahadaki askeri ve diplomatik gerçekler bunun tam tersini işaret ediyor. Nitekim uluslararası arenada bilimsel ve teknolojik iş birlikleri sürerken, Artemis Anlaşmaları İmzalandı: NASA’dan Türkiye Açıklaması! haberinde olduğu gibi Türkiye’nin hak ve yetkilerinin tescillendiği alanlardaki hassasiyeti her platformda en üst düzeyde dile getiriliyor.

Millî Savunma Bakanlığı’ndan Net Mesaj

Konuya ilişkin en net açıklama Millî Savunma Bakanlığı Basın Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk’ten gelmişti. Aktürk, 1 Ekim tarihindeki haftalık bilgilendirme toplantısında uluslararası hukuka vurgu yapmıştı. Türkiye’nin kıta sahanlığında icra edilecek her türlü kablo, boru döşeme veya bilimsel araştırma faaliyetinin kıyı devleti olan Türkiye ile önceden koordine edilmesinin şart olduğunu hatırlatmıştı.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de KKTC ve Libya ile akdettiği Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşmaları ile şekillenen ve 18 Mart 2020’de BM’ye deklare edilen kıta sahanlığındaki hak ve yetkilerine dikkat çeken Aktürk, Ankara’nın izinsiz hiçbir faaliyete geçit vermeyeceğini kesin bir dille ifade etmişti. Yaşanan son gelişmeler, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki bu kararlı duruşunun komşu ülkeler ve projede yer alan uluslararası şirketler tarafından dikkate alınmak zorunda kalındığını açıkça gösteriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir