⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 440
🕐 Son Güncelleme: 05.10.2026 11:23
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Şeyh Dr. Muhammed bin Abdülkerim el-İsa, Brüksel temasları sırasında Avrupa’da yükselen aşırı sağ akımları değerlendirdi.
- El-İsa, Avrupa ülkelerinin güçlü anayasal sistemlerine ve toplumsal değerlerine güvendiklerini belirterek, bu durumun endişe verici bir tablo oluşturmadığını vurguladı.
- Dini uygulamalara anayasal çerçevede saygı gösterilmesi çağrısında bulunan El-İsa, çatışmaların çözümünde “diyalog” vurgusunu yineledi.
Mekke merkezli Dünya İslam Birliği’nin Genel Sekreteri Şeyh Dr. Muhammed bin Abdülkerim el-İsa, Brüksel’de gerçekleştirdiği üst düzey temaslar sırasında Avrupa’nın gündemini meşgul eden “aşırı sağın yükselişi” konusuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Siyasi liderler, dini temsilciler ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen El-İsa, toplumsal uyum ve diyalog süreçlerinin önemine dikkat çekti.
Diyalog ve Bilgelik Vurgusu
Brüksel ziyaretinin temel eksenini “diyalog” kavramı üzerine kuran El-İsa, çatışmaların çözümünde akıl ve bilgeliğin dilinin kullanılması gerektiğini belirtti. 1962 yılında kurulan ve İslam dünyasında hoşgörüyü teşvik etmeyi misyon edinen Dünya İslam Birliği’nin temsilcisi, Avrupa’nın mevcut siyasi ikliminde yaşanan tartışmaların, kurumların gücüyle aşılabileceğini savundu.
Avrupa’da son dönemde yaşanan siyasi değişimler ve Avrupa’da Haftanın Kültür Rehberi gibi toplumsal yüzleşmeleri içeren süreçler, kıta genelinde bir endişe kaynağı olarak görülse de, El-İsa bu duruma daha iyimser bir pencereden bakıyor.
Anayasal Güvencelere Güven
Almanya’da yükselen AfD gibi siyasi hareketlerin seçim başarısı ve Fransa, İtalya, Yunanistan gibi ülkelerdeki parlamento dinamikleri sorulduğunda El-İsa, net bir duruş sergiledi. Genel Sekreter, “Bazı Avrupa ülkelerinde aşırı sağın yükselişiyle ilgili tartışmalara gelince, genel olarak endişe duymuyoruz,” ifadelerini kullandı. Bu güvenin temelinde ise Avrupa ülkelerinin köklü anayasaları ve toplumsal uzlaşı kültürünün yattığını belirtti.
El-İsa, “Her Avrupa ülkesinin kimsenin değiştiremeyeceği, uygar bir anayasası var. Ayrıca herkesin saygı göstermesi gereken toplumsal değerler bulunuyor,” diyerek, sistemin kendi kendini dengeleyebileceğine olan inancını dile getirdi. Güncel toplumsal haberleri takip edenlerin bildiği üzere, dijital habercilikte zirve yapan tartışmaların aksine, kurumsal yapının korunmasının toplumun tepkisiyle mümkün olacağını vurguladı.
Dini Uygulamalara Saygı Çağrısı
Avrupa’da özellikle dini kıyafetler ve kamusal alan kullanımıyla ilgili kısıtlamaların tartışıldığı bir dönemde, El-İsa dini özgürlüklere vurgu yaptı. İtalya’daki okul etkinliklerinde yüz kapatma yasağı gibi düzenlemelerin gölgesinde, dini uygulamaların ulusal anayasalar çerçevesinde korunması gerektiğini ifade etti. El-İsa’ya göre, hukukun üstünlüğü ilkesi hem toplumsal huzuru sağlayan en önemli kalkan hem de dini azınlıkların güvencesidir.
Söz konusu gelişmelerin yanı sıra, Avrupa’nın iklim değişikliği ve enerji krizi gibi diğer küresel sorunlarla mücadelesi de bir başka gündem maddesi olmaya devam ediyor. Benzer şekilde, İstanbul Barajlarında Kritik Seviye haberlerinde olduğu gibi, dünya genelinde kaynakların verimli kullanımı ve toplumsal dayanışma, geleceğin dünyasını inşa etmede en az diyalog kadar kritik bir rol oynuyor.



