Kültür Sanat

Hayalî’nin Hayali: Mübadelenin Gölge Oyununa Yansıyan Hikâyesi

İBB Şehir Tiyatroları’nın yeni oyunu "Hayalî’nin Hayali" 7 Ekim’de Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde başlıyor. Mübadele ve insanlık dayanışmasını kaçırmayın.

OKUMA AYARLARI
Hayalî’nin Hayali: Mübadelenin Gölge Oyununa Yansıyan Hikâyesi
Hayalî’nin Hayali: Mübadelenin Gölge Oyununa Yansıyan Hikâyesi
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 369
🕐 Son Güncelleme: 06.10.2026 18:54

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Burçak Çöllü’nün yazdığı ve Yiğit Sertdemir’in yönettiği “Hayalî’nin Hayali” adlı yeni oyununu 7 Ekim’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde prömiyerle seyirciyle buluşturuyor.
  • Oyun, 1924 mübadelesinin izlerini, bir Karagöz sanatçısının jübile gecesindeki hafızası üzerinden işleyerek gölge oyunu, kukla ve müziği disiplinlerarası bir anlatımla birleştiriyor.
  • Yerinden edilme, aidiyet ve insanlık dayanışması temalarını odağına alan eser, gerçek ile hayali birbirine katan güçlü dramaturjisiyle sanatseverleri bekliyor.

İstanbul tiyatro dünyası, yeni sezona köklü bir prodüksiyonla merhaba diyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, izleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkaracak olan “Hayalî’nin Hayali” oyununu 7 Ekim 2026 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde sahnelemeye hazırlanıyor. Yönetmenliğini usta isim Yiğit Sertdemir’in üstlendiği oyun, sadece bir tiyatro gösterisi değil, aynı zamanda tarihimizin en derin yaralarından biri olan mübadele dönemine dair estetik bir anma niteliği taşıyor.

Mübadelenin İzinde Bir Hafıza Yolculuğu

Oyun, 1965 yılında gerçekleşen bir jübile gecesiyle başlıyor. Kırk yılı aşkın süredir Karagöz ve kukla sanatına gönül vermiş Hayalî Tacettin Çınar, veda gecesinde kendi icadı olan hayal tertibatını kurarak izleyicilere kendisine emanet edilen kadim bir hikâyeyi anlatmaya başlıyor. 1924 mübadelesinin acılarını, umutlarını ve yeni bir hayata tutunma çabalarını, çocuk Tacettin’in gözünden ve ustası Mehmet Yorgi’nin rehberliğinde keşfediyoruz.

Yiğit Sertdemir, oyunun felsefesini şu sözlerle özetliyor: “Tarihimizin büyük yaralarından birini, mübadeleyi merceğe alırken aynı zamanda bizi biz yapan değerlere el sallıyoruz. Gerçek ile hayali birbirine katarak, kalbimizle beynimizi barıştırmaya çalışıyoruz.” Bu derinlikli yaklaşım, günümüzde küresel ölçekte yaşanan değişim ve dönüşüm süreçlerinin bireyler üzerindeki etkisini de simgesel olarak yansıtıyor.

Sanatın Birleştirici Gücü Sahneye Taşınıyor

Oyunun teknik kadrosu, disiplinlerarası bir mutfak çalışmasının ürünü olarak dikkat çekiyor. Müziğini Burçak Çöllü’nün yaptığı, dramaturgisini Sinem Özlek’in üstlendiği oyun, dekor tasarımında Metin Deniz’in, kostüm ve kukla tasarımında ise Candan Seda Balaban’ın imzalarını taşıyor. Bu zengin kadro, sahne üzerinde sadece bir oyun değil, adeta yaşayan bir müze atmosferi kuruyor.

Kültür sanat dünyasında son dönemde yaşanan hareketlilik, teknolojik gelişmelerle kıyaslandığında tiyatronun insana dair olanı koruma konusundaki ısrarını bir kez daha gözler önüne seriyor. “Hayalî’nin Hayali”, yerinden olmuş her yüreğe bir nebze olsun derman olmayı amaçlayan, sınırları aşan bir dayanışma hikâyesi sunuyor.

Sahne performansları, Ali Mert Yavuzcan, Rozet Hubeş, Zeki Yıldırım ve daha birçok değerli oyuncunun katılımıyla hayat buluyor. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin o tarihi atmosferinde, geçmişin hayaletleriyle bugünün gerçeklerini birleştiren bu yapıtı kaçırmamanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir