⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 446
🕐 Son Güncelleme: 06.10.2026 20:43
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yozgat’ın Çekerek ilçesine bağlı Kuruçay köyündeki üzüm bağlarında etkili olan sam hastalığı, üreticileri ekonomik olarak sarstı.
- Düzenli bakımı yapılan bağlarda ürünlerin yüzde 60’ı dalında kalırken, rekolte kaybı köylüleri ve geleneksel pekmez üreticilerini mağdur etti.
- Bölgedeki çiftçiler, hastalığın yayılmasını önlemek ve önümüzdeki sezon benzer kayıplar yaşamamak için tarım müdürlüklerinden acil teknik destek talep ediyor.
Türkiye’nin tarım potansiyeli yüksek bölgelerinden biri olan Yozgat, bu sezon iklim ve hastalık kaynaklı beklenmedik tarımsal krizlerle karşı karşıya kalıyor. Özellikle son dönemde artan bitki hastalıkları, çiftçilerin emeklerinin karşılığını almasını engelliyor. Ülke genelinde tarımsal üretim ve girdi maliyetleri tartışılırken, benzer bir ekonomik baskı da doğal kaynaklı krizlerle kendini gösteriyor; nitekim tıpkı tarım sektöründeki fon tartışmalarına benzer şekilde sermaye piyasasında fon tasfiyesi için düğmeye basılması gibi, tarım üreticileri de ellerindeki mevcut varlıkları korumak adına acil stratejik hamlelere ihtiyaç duyuyor.
Yozgat Çekerek’te Üzüm Üreticisinin Kabusu: Sam Hastalığı
Yozgat’ın Çekerek ilçesine bağlı Kuruçay köyünde üzüm bağlarını vuran sam hastalığı, bölgedeki hasat sezonunu adeta kabusa çevirdi. İlçenin genelinde bazı bölgelerde yüz güldüren yüksek verim elde edilirken, Kuruçay ve çevresindeki bağlarda yaşanan büyük rekolte kaybı üreticilerin tüm planlarını altüst etti. Geleneksel yöntemlerle pekmez üretimi yapan ailelere yardım etmek için köye giden üreticiler, bu yıl ürünlerin çok önemli bir kısmını dalında bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti.
“Üzümün Yüzde 60’ı Bağda Kaldı”
Her yıl düzenli olarak bağlarının bakımını yaptıklarını, çapalamadan sulamaya kadar hiçbir eksik bırakmadıklarını belirten üreticiler, bu sezon karşılaştıkları manzara karşısında büyük hayal kırıklığı yaşadı. Konuyla ilgili sam hastalığı mağduriyetini dile getiren üreticiler, yaşanan süreci şu sözlerle özetledi:
“Normal şartlarda bağımıza çok iyi bakar, ortalama yüzde 50 civarında kaliteli ve düzgün verim alırdık. Ancak bu sene üzümlerimizi sam vurdu. Üzümlerimiz karardı, taneler küçüldü ve kalitesini yitirdi. Ürünün neredeyse yüzde 60’ını bağda bırakmak zorunda kaldık; elimizde sadece yüzde 30-40 oranında bir miktar kaldı. Her sene dolup taşan vagonlarımız bu yıl ne yazık ki boş kaldı.”
Üreticilerden Yetkililere Acil Teknik Destek Çağrısı
Bölgesel bazda yaşanan bu ani rekolte düşüşü, köylülerin gelir kapısı olan bağcılık faaliyetlerini tehlikeye atıyor. Tarım sektöründe yaşanan bu tür ani krizler, üreticilerin bilimsel ve teknik yönlendirmelere olan ihtiyacını bir kez daha gözler önüne seriyor. Nasıl ki doğanın sunduğu mantar gibi ürünlerde veya diğer ekosistem dengelerinde uzman görüşü hayati önem taşıyorsa (örneğin doğaseverlerin yakından takip ettiği Bolu’da Kanlıca mantarı sezonu açılması gibi gelişmeler doğanın dönemsel döngülerini hatırlatırken), tarımsal hastalıklarla mücadelede de erken teşhis şarttır.
Kuruçay köyündeki üzüm üreticileri, bağlardaki bu tehlikeli hastalığın önümüzdeki yıllarda tüm bölgeye yayılarak kalıcı bir zarara dönüşmesinden endişe ediyor. Çiftçiler, il ve ilçe tarım müdürlükleri başta olmak üzere ilgili tüm yetkili kurumlardan acil olarak sahaya inilmesini, toprak ve bitki analizi yapılarak kendilerine kapsamlı bir teknik destek sağlanmasını talep ediyor.



