Gündem

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nda “İhtilaf Ahlakı” Vurgusu

İstanbul'da düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, "İhtilaf Ahlakı" ve toplumsal birliktelik mesajlarıyla üçüncü gününde devam ediyor.

OKUMA AYARLARI
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nda "İhtilaf Ahlakı" Vurgusu
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nda "İhtilaf Ahlakı" Vurgusu
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 390
🕐 Son Güncelleme: 07.10.2026 10:29

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İstanbul’da gerçekleştirilen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, dünyanın dört bir yanından akademisyen ve fikir insanlarını ağırlayarak üçüncü gününe girdi.
  • Sempozyumda Prof. Dr. Şadi Eren, toplumsal çatışmaların temelinde yatan “menfi ihtilaf” ve fanatizm konularını ele alarak çözüm önerilerini sundu.
  • Etkinlik, Bediüzzaman Said Nursi’nin fikirleri ışığında siyaset felsefesi, devlet anlayışı ve dini cemaatlerin toplumsal birliğe katkıları üzerinde duruyor.

İstanbul’da düzenlenen ve dünya çapında birçok akademisyeni bir araya getiren 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, entelektüel derinliğiyle üçüncü gününde de gündemdeki yerini koruyor. Bahçelievler’de bir otelde gerçekleşen etkinlik, Bediüzzaman Said Nursi’nin düşünce dünyasını modern dünyanın sorunlarıyla buluşturmayı hedefliyor.

Siyaset Felsefesi ve Devlet Anlayışı Masaya Yatırıldı

Sempozyum Düzenleme Kurulu Üyesi ve Genel Koordinatörü Doç. Dr. Ünal Akyüz başkanlığında gerçekleştirilen “Bediüzzaman Said Nursi Düşüncesinde Siyaset Felsefesi ve Devlet Anlayışı” başlıklı oturum, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Oturumda, Nursi’nin toplumsal yaklaşımları ve devlet idaresine dair görüşleri güncel perspektiflerle analiz edildi. Gündemdeki diğer önemli gelişmeler arasında Esenyurt Belediyesi’ne rüşvet operasyonu gibi toplumsal huzuru sarsan olaylar yer alırken, sempozyumdaki “birlik ve beraberlik” mesajları dikkat çekti.

İhtilaf Ahlakı: Çatışmadan Zenginliğe

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şadi Eren, “Kargaşaları Bitiren Esas: İhtilaf Ahlakı” başlıklı sunumunda, İslam dünyasının en büyük sorunlarından biri olan kutuplaşmaya odaklandı. Eren, farklılıkların bir tehdit değil, aksine ilahi bir zenginlik olduğunu vurgulayarak, “Gece ile gündüzün farkı, dillerin ve renklerin çeşitliliği müspet ihtilaf kapsamında değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Eren, fanatizmin hem siyasi hem de sivil alanlarda “kendinden olmayanı inkar etme” hastalığına dönüştüğünü belirterek, geçmişten bugüne gelen ideolojik kavgaların temelinde bu anlayışın yattığını savundu. Tıpkı TFF’den Vincenzo Montella kararı gibi spor dünyasındaki tartışmaların da bazen fanatizm ekseninde değerlendirilebileceğini hatırlatan Eren, toplumsal barışın asgari değil, azami müşterekler üzerine kurulması gerektiğini belirtti.

Dini Cemaatler ve Maksatta İttihat

Prof. Dr. Eren, dini cemaatlerin yöntem ve meşrep farklılıklarının doğal bir realite olduğunu belirterek, “Maksatta ittihat etmelidirler” dedi. Her bireyin mizacına uygun bir oluşumda yer almasının doğal olduğunu savunan Eren, Namık Kemal’in “Barika-i hakikat, müsademe-i efkardan doğar” sözüne atıfta bulunarak, fikir çatışmalarında amacın “kendi sözünü haklı çıkarmak değil, hakkın kendisini ortaya çıkarmak” olması gerektiğini vurguladı. Benzer şekilde, Malatya’da Dönüm Noktası niteliğindeki gelişmeler gibi, toplumsal uzlaşının her alanda bir gereklilik olduğu bir kez daha hatırlandı.

Sempozyum, önümüzdeki oturumlarla birlikte Said Nursi’nin eserlerindeki çözüm önerilerini günümüzün küresel meselelerine uyarlamaya devam edecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir