Dünya

BM Raportörü Albanese: Gazze’de Soykırım Henüz Sona Ermedi!

BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Gazze'deki soykırımın bitmediğini ve durumun felaket boyutlarında olduğunu vurguladı.

OKUMA AYARLARI
BM Raportörü Albanese: Gazze'de Soykırım Henüz Sona Ermedi!
BM Raportörü Albanese: Gazze'de Soykırım Henüz Sona Ermedi!
📍 Konum: Cenevre, İsviçre
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 474
🕐 Son Güncelleme: 07.10.2026 23:05

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in Gazze’deki saldırılarının 3. yılında soykırımın henüz sona ermediğini açıkladı.
  • Şeridin yüzde 70’inin ordu kontrolü altında olduğunu belirten Albanese, sahadaki yıkımın kelimelerle anlatılamayacak kadar kötü olduğunu ifade etti.
  • Albanese, Filistinlilerin “soykırımdan kurtulanlar” olarak anılmasının tehlikenin geçtiği algısı yarattığını ve bunun büyük bir risk olduğunu söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in Gazze’de Ekim 2023 tarihinde başlattığı askeri operasyonların ve yıkımın 3. yılı dolayısıyla uluslararası basına çok sert açıklamalarda bulundu. İşgal altındaki Batı Şeria’da her geçen gün kötüleşen yaşam koşullarının ve Gazze’deki devasa yıkımın sıradan diplomatik kınamalarla geçiştirilemeyeceğini vurgulayan Albanese, net bir şekilde “Soykırım henüz sona ermedi.” uyarısında bulundu.

Bölgedeki insani tablonun felaket boyutlarını çoktan aştığını dile getiren kıdemli BM yetkilisi, sahadaki trajedinin insan aklı ve kelimelerle ifade edilemeyecek kadar vahim olduğunu belirtti. Uluslararası toplumun ve İsrail’e açık destek veren Batılı hükümetlerin politikalarının küresel vicdanda büyük soru işaretleri doğurduğunu ifade eden Albanese, Filistin halkının şimdiden “soykırımdan kurtulanlar” olarak nitelendirilmesinin tehlikeli bir yanılsama yarattığına dikkat çekti. Bu tür söylemlerin, bölgedeki imha politikasının durduğu izlenimini uyandırdığını belirtti.

Gazze’nin Yüzde 70’i Ordu Kontrolünde

Sahadaki askeri duruma da değinen Albanese, Gazze Şeridi’nin yüzde 70 gibi çok büyük bir oranının halihazırda ordunun tam kontrolü altında bulunduğunu ve yıkım faaliyetlerinin aralıksız sürdüğünü kaydetti. Yaşanan bu vahim tablo, yalnızca dış politika çevrelerinde değil, aynı zamanda uluslararası kamuoyunda ve gençlerin kurduğu dayanışma ağlarında da güçlü yankı buluyor. Örneğin, geçmişte Başakşehir’deki öğrencilerden Gazze’ye destek: Unutmayacağız eylemleri gibi tabandan gelen sivil tepkiler, küresel vicdanın bu insanlık dramını unutmadığını ve unutmayacağını açıkça gösteriyor.

Tarihsel perspektifte Gazze’deki katliamların gelecekte nasıl anılacağına dair soruları yanıtlayan Albanese, tarihin Amerikan yerlilerine ve Avustralya Aborjinlerine yapılan sömürgeci soykırımları nasıl kaydettiğini hatırlattı. Şu anda kritik bir dönemeçte olduklarını belirten rapor yazarı, bu tarihin kimin kaleminden çıkacağının henüz kesinleşmediğini, çünkü mücadelenin tüm şiddetiyle devam ettiğini ifade etti.

Küresel Bir Mücadelenin Merkezinde Filistin

Gazze krizini iki zıt küresel akımın çarpışma alanı olarak tanımlayan Albanese, bir tarafta Filistin halkına yönelik soykırımı, sömürüyü ve yok etme politikasını sürdürmek isteyen ABD, İsrail ve müttefik güçlerin yer aldığını; diğer tarafta ise bu vahşeti durdurmayı amaçlayan küresel vicdan hareketinin bulunduğunu aktardı. Yaşanan bu büyük insanlık suçuna karşı Türkiye’de ve dünyada siyasi arenada da çok sert tepkiler yükseliyor. Nitekim benzer şekilde AK Parti’li Ala’dan Gazze tepkisi: 21 bin çocuk katledildi açıklamaları, devlet kademelerinde de bu katliamın boyutlarının ne denli net bir şekilde görüldüğünü ve kayda geçirildiğini gözler önüne seriyor.

Konuşmasının devamında İsrail liderlerinin çocukları katlettikten sonra mağdur rolü oynamaya çalışmasını eleştiren Albanese, Avrupa’daki bazı ülkelerin bu politikayı körü-körüne takip etmesinin akıl dışı olduğunu belirtti. Batı Şeria’daki keyfi tutuklamalara, cinayetlere ve artan baskılara da dikkat çeken BM raportörü, İngiltere gibi bazı devletlerin İsrail’e yönelik ticari kısıtlama kararlarını ve işgalin yasa dışı olduğunu kabul etme yönündeki politika değişikliklerini ise geç kalmış ama olumlu adımlar olarak değerlendirdi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir