⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 500
🕐 Son Güncelleme: 07.10.2026 23:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda devam eden fon soruşturması ve tasfiye süreçleriyle ilgili kapsamlı bir bilgilendirme yaptı.
- Finans piyasalarında herhangi bir sistemik risk bulunmadığını vurgulayan Yılmaz, tasfiye sürecinde Hazine kaynaklarının kullanılmayacağını ve özel zararların karşılanmayacağını net bir şekilde belirtti.
- Soruşturma kapsamında küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına öncelik verileceğini açıklayan Yılmaz, medya ve sosyal çevreleri konuyu büyütmemeye davet etti.
Ankara, Türkiye – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, son dönemin en sıcak ekonomi başlıkları arasında yer alan fon soruşturması ve tasfiye süreci hakkında kritik açıklamalarda bulundu. Finansal piyasaların güvenliğine dikkat çeken Yılmaz, piyasalarda herhangi bir sistemik riskin söz konusu olmadığını ifade etti.
Ekonomi gündemini yakından takip eden uzmanlar, piyasalardaki bu gelişmelerin ticari dengelere etkisini değerlendirirken; iş dünyasından ve resmi makamlardan gelen açıklamalar yatırımcılar tarafından dikkatle izleniyor. Benzer şekilde, finansal piyasaların yanı sıra ticaret dünyasını ilgilendiren İthalatta Yüzde 5 Kıymet Farkı Düzenlemesi Resmi Gazete’de! yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Hükümet yetkilileri, makroekonomik istikrarı korumak adına tüm düzenlemelerin titizlikle ele alındığını sık sık vurguluyor.
Finans Piyasalarında Sistemik Risk Yok
Konuşmasında finans piyasalarının genel durumuna değinen Cevdet Yılmaz, sistemik bir riskin bulunmadığının altını çizdi. Sorunlu fonların tasfiye edilmesinin sermaye piyasalarını zayıflatmayacağını aksine sürecin ardından piyasaların daha güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğini savundu.
Medya ve sosyal medya organlarına da çağrıda bulunan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Lütfen bu soruna olduğundan büyük veya olduğundan küçük bir anlam atfetmeyelim. Vücuda girmiş hastalıklı unsurları tasfiye ederken, vücudun kendisine zarar vermeyelim.” Soruşturmayla ilgisi bulunmayan kurum ve yatırım araçlarının zarar görmemesi gerektiğinin altı çizildi.
Hazine Kaynağı Kullanılmayacak
Fonların tasfiye sürecinde oluşan özel zararların Hazine tarafından karşılanmayacağını net bir dille açıklayan Yılmaz, risk düzeyi yüksek serbest fonlarda bankacılık sistemindekine benzer bir devlet garantisinin bulunmadığını hatırlattı. Serbest fonlara yatırım yapan kişilerin “profesyonel müşteri” ve “nitelikli yatırımcı” statüsünde olduğunu belirten Yılmaz, bu fonlara giriş için en az 10 milyon TL finansal varlık şartı arandığını kaydetti.
Ülke genelindeki ekonomik ve finansal gelişmeler sadece sermaye piyasalarıyla sınırlı kalmıyor. Türkiye genelindeki büyük ölçekli altyapı projeleri ve yatırımlar da hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen İncirliova’ya 1.3 Milyarlık Dev Altyapı Yatırımı Başladı! projesi, yerel ekonomilerin canlanmasında ve bölgesel kalkınmada önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.
Tasfiye Sürecinde İzlenecek Yol Haritası
Yılmaz, tasfiyesi öngörülen 131 fonda toplam 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu açıkladı. Ziraat Bankası’nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 125 fonda 151 bin 247, İş Bankası’nın sorumlu olduğu 6 fonda ise 388 bin 718 tekil yatırımcı yer alıyor. Fon Koordinasyon Kurulu tarafından belirlenen tasfiye esasları ise şu başlıklardan oluşuyor:
- Hazine’den kesinlikle kaynak kullanılmayacak.
- Her fonun kendi kaynakları ve açılan hesaplara yatırılan tutarlar değerlendirilecek.
- Yatırımcılara genel olarak payları oranında dağıtım yapılacak.
- Olağanüstü tasfiyeye tabi fonlarda 1 milyon TL’ye kadar ana para için ara ödeme planlanacak.
- Ödemelerde küçük yatırımcılar ile para piyasası fonlarına öncelik tanınacak.
Son olarak, sorumluluğu bulunan, spekülasyon veya manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağladığı tespit edilen kişi ve kurumlar hakkında adli ve idari süreçlerin kararlılıkla sürdürüleceği yinelendi.



