⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 406
🕐 Son Güncelleme: 07.10.2026 20:26
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Gazze’deki soykırım 3. yılını doldururken, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden sivil sayısı 74 bini aştı.
- Tedavi amacıyla Türkiye’ye getirilen Gazzeli yaralılar ve aileleri, başkent Ankara’da hayata tutunma mücadelesi veriyor.
- Türkiye, insani yardım ve sağlık koridorlarıyla mağdurlara destek olurken, uluslararası kamuoyu ve sivil toplum kuruluşları da bölgedeki drama ses yükseltmeye devam ediyor.
Ankara, Türkiye — Gazze Şeridi’nde insanlık tarihinin en karanlık dönemlerinden biri 3. yılını geride bırakırken, 7 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan katliamlarda hayatını kaybeden sivil sayısı 74 bini geçti. Bu kayıpların 21 bin 283’ünü masum çocuklar oluşturuyor. Dünyanın en gelişmiş askeri mühimmatlarıyla hedef alınan ve İstanbul’un Beykoz ilçesinden yalnızca biraz daha büyük bir alana hapsedilen 365 kilometrekarelik Gazze, büyük bir insanlık trajedisine sahne oluyor. Bu yıkımın orta yerinden kurtarılarak Türkiye’ye getirilen Gazzeli yaralılar ve refakatçi aileler, yaşadıkları derin acıları ve vatan özlemini ilk kez paylaştı.
Türkiye’nin Şefkat Eli Ankara’da Uzandı
Savaşın sarsıcı yıkımını hem bedenlerinde hem de ruhlarında taşıyan Gazzeliler, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Türk halkının sağladığı imkânlarla hayata tutunuyor. Tedavi süreçleri için başkente getirilen yaralılar, Etlik Şehir Hastanesi ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Diş Hastanesi gibi sağlık kurumlarında kritik operasyonlar geçiriyor. İki yıllık otel konaklama süreçlerinin ardından kendileri gibi tedavi gören 22 aileyle birlikte özel bir binaya yerleştirilen Gazzeliler, dayanışma ruhuyla yaralarını sarmaya çalışıyor.
“İki Oğlumu Şehit Verdim, Eşim Sınırda Bekliyor”
Gazze İslam Üniversitesi Tarih Bölümü mezunu ve 24 yıllık tarih öğretmeni Suad el-Iyd, 18 Aralık 2023 tarihinde iki oğluyla birlikte Türkiye’ye getirilen isimlerden biri. Çene, yüz ve ortopedi alanında ağır ameliyatlar geçiren Suad Hanım, yaşadığı tarifsiz acıyı şu sözlerle dile getiriyor: “İki oğlumu şehit verdim. Eşimi ise Gazze’de bırakmak zorunda kaldım. Ağır bombardımanlarda aldığı yaralar nedeniyle yurt dışı sevki onaylandı ancak kapalı sınırlar yüzünden çıkamıyor.” Suad Hanım, Gazze’nin coğrafi olarak küçük ancak onurlu duruşuyla tüm dünyadan büyük bir direniş sergilediğinin altını çiziyor.
Refakatçi Olarak Geldi, Kanser Olduğunu Ögrendi
Gazze’de hemşirelik bölümünü 3.66 gibi yüksek bir ortalamayla bitiren genç sağlık çalışanı Asmaa Annajjar’ın hikâyesi ise yürek burkan başka bir dramı gözler önüne seriyor. Türkiye’ye refakatçi olarak gelen Annajjar, burada yapılan kontrollerinde kanser hastası olduğunu öğrendi. Ailesinden binlerce kilometre uzakta, tek başına kanser tedavisi gören genç hemşire, yaşadığı ruh halini “Bedenim burada, kalbim ise sürekli Gazze’de atıyor” diyerek özetliyor.
Öte yandan, bölgedeki sağlık krizinin boyutları derinleşirken, uluslararası alanda yaşanan gelişmeler de yakından takip ediliyor. Uzmanlar, Gazze’deki sağlık sistemi çöküyor uyarılarını yineleyerek küresel vicdanın harekete geçmesi gerektiğini vurguluyor. Türkiye, hem lojistik insani yardımları hem de tedavi köprüleriyle Gazzeli mazlumların yanında durmaya devam ediyor.



