Gündem

Hapishanelerde Kapasite Krizi: 130 Bin Kişi Fazla Mahpus Var!

Türkiye'deki hapishanelerde kapasite aşımı ve hak ihlalleri Meclis gündeminde. 434 bin mahpusun durumu ve yaşanan sorunlar çözüm bekliyor.

OKUMA AYARLARI
Hapishanelerde Kapasite Krizi: 130 Bin Kişi Fazla Mahpus Var!
Hapishanelerde Kapasite Krizi: 130 Bin Kişi Fazla Mahpus Var!
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 360
🕐 Son Güncelleme: 07.10.2026 13:40

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Türkiye genelindeki 402 hapishanede, 304 bin 184 kişilik kapasiteye rağmen 434 bin 337 mahpusun bulunması ciddi bir kapasite aşımı sorununu ortaya koyuyor.
  • Hapishanelerde 4 bin 949 çocuk, 21 bin 179 kadın ve 7 bin 20 yaşlı mahpusun yanı sıra 71 bin 799 tutuklu bulunması, adalet sistemi üzerindeki tartışmaları derinleştiriyor.
  • 2024 yılında 745 mahpusun hayatını kaybettiği verisi, sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam hakkı ihlallerinin acil çözüm beklediğini gösteriyor.

Türkiye’nin ceza infaz sistemindeki yapısal sorunlar, bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) gündemine taşındı. DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) verilerine dayanarak sunduğu soru önergesiyle, hapishanelerdeki vahim tabloyu gözler önüne serdi. Artan mahpus sayısı ve kapasite aşımı, hem insani haklar hem de güvenlik açısından ciddi riskler barındırıyor.

402 Hapishanede 434 Bin Mahpus

Verilere göre, Türkiye genelinde 304 bin 184 kişilik resmi kapasiteye sahip 402 hapishanede, toplam 434 bin 337 mahpus bulunuyor. Bu durum, hapishanelerin kapasitelerinin yaklaşık 130 bin kişi üzerinde dolulukla çalıştığını gösteriyor. Uzmanlar, bu yoğunluğun hapishane yönetiminde idari zafiyetlere yol açtığını ve temel haklara erişimi kısıtladığını vurguluyor. Türkiye’nin gündemi yalnızca içerideki bu sorunlarla değil, dış dünyadaki siyasi gelişmelerle de yoğun bir seyir izliyor.

Tutukluluk Uygulaması ve Çocukların Durumu

Hapishanelerdeki 71 bin 799 tutuklunun varlığı, “tutukluluğun istisnai bir tedbir olması gerektiği” ilkesinin ihlal edildiği eleştirilerini beraberinde getiriyor. Cengiz Çiçek, özellikle 0-6 yaş grubu çocukların anneleriyle birlikte cezaevinde kalmasının, çocukların üstün yararına aykırı olduğunu belirterek, infaz erteleme yöntemlerinin etkinleştirilmesi çağrısında bulundu. Öte yandan, ekonomik göstergeler de gündemdeki yerini korurken, vatandaşlar 2027 asgari ücret tahminleri gibi başlıklarla geçim derdini tartışmaya devam ediyor.

Sağlık Hakkı ve Yaşam Hakkı İhlalleri

Hapishanelerde sağlık hizmetlerine erişim, uzun süredir tartışılan en temel sorunlardan biri. 2024 yılı içerisinde 745 mahpusun hayatını kaybetmesi, cezaevlerindeki tedavi süreçlerinin yetersizliğini ve hastaneye sevklerdeki aksamaları somutlaştırıyor. Çiçek, Adli Tıp Kurumu’nun rapor süreçlerindeki tekelci yapının kırılarak, bağımsız sağlık kurullarının raporlarının da esas alınması gerektiğini savunuyor.

İdare ve Gözlem Kurulları Üzerindeki Tartışmalar

İnfazını tamamlayan mahpusların tahliyelerinin “İdare ve Gözlem Kurulları” tarafından ertelenmesi, hukuk çevrelerinde “ikinci bir ceza” olarak nitelendiriliyor. Bu kurulların subjektif değerlendirmelerle mahpusların özgürlük hakkını kısıtlaması, ceza infaz sisteminin rehabilitasyon amacından uzaklaştığına dair kaygıları artırıyor. Cengiz Çiçek, yaşam hakkı ihlallerinde sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında etkili soruşturma yürütülmesini ve cezasızlık politikasının sona erdirilmesini talep ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir