⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 469
🕐 Son Güncelleme: 08.10.2026 03:14
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Gezi Parkı davası kapsamında tutuklu bulunan Tayfun Kahraman için Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği adil yargılanma hakkı ihlali kararına dikkat çekti.
- Arınç, AYM’nin ikinci kez hak ihlali kararı verdiğini belirterek, tüm hukukçuları bu kararı okumaya ve yargılamadaki usul hatalarını görmeye davet etti.
- Tutukluluk süreçlerindeki insani ve hukuki boyutun gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Arınç, adaletsizliğin “Gayretullaha dokunmasından” endişe ettiğini ifade etti.
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı dikkat çekici açıklamayla Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan şehir plancısı Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği kararı gündeme taşıdı. Arınç, AYM’nin Kahraman’ın bireysel başvurusunda adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmettiğini ve yeniden yargılama yapılması gerektiğini hatırlatarak Türk yargı sistemine yönelik önemli uyarılarda bulundu.
Arınç’tan Hukukçulara Çağrı: “Kararı Bir Kez Daha Okuyun”
Kendisi de hukukçu olan Bülent Arınç, sosyal medya paylaşımında adaletin tesis edilmesi için usul kurallarına riayet edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti. Arınç, “Ben hukukçuyum. Hukuku ve adaleti önceleyenler, Anayasa Mahkemesi’nin ikinci defa verdiği Tayfun Kahraman kararını bir kez daha okusunlar ve adli yargılamada hak ihlalinin ne olduğunu görsünler” ifadelerini kullanarak yargı camiasına çağrıda bulundu.
Arınç’ın kurucuları arasında yer aldığı iktidar partisinde son dönemde teşkilat düzeyinde önemli gelişmeler yaşanıyor. Hatırlanacağı üzere, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan tarafından yapılan farklı açıklamalar ve parti içi disiplin süreçleri siyaset gündemini meşgul ederken, Arınç gibi kıdemli figürlerin adalet sistemine yönelik eleştirileri Ankara kulislerinde geniş yankı uyandırıyor.
“Süreçlerde İnsani Boyut Gözetilmeli”
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında suç şüphesi ve kuvvetli delil bulunması durumunda gerekli yasal işlemlerin yapılmasının doğal olduğunu ifade eden Arınç, ancak bu süreçlerin Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) belirtilen usul kurallarına tam uyumla yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. Hukuki süreçlerin sadece teknik birer prosedür olmadığını, aynı zamanda insani boyutunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de adalet mekanizması, medya ve siyaset üçgenindeki tartışmalar her geçen gün derinleşiyor. Gazeteci İsmail Saymaz’dan Ömer Bolat’a fon iftirasından sıyrılma paylaşımı gibi gündem başlıkları kamuoyunda tartışılırken, Arınç da tutukluluk sürelerinin uzunluğuna dikkat çekerek sistemdeki aksaklıklara işaret etti. Arınç, “Soruşturmalarda çok daha ciddi, hukuki ve insani hareket etmemiz lazım. Hâlâ hakkında 8, 9 aydır dava açılmasını bekleyen insanlar olduğunu biliyorum” diyerek uzun tutukluluk sürelerini eleştirdi.
“Bu Gözyaşları Dinsin, Izdıraplar Bitisin”
Açıklamasının son bölümünde oldukça duygusal ve sarsıcı ifadelere yer veren eski TBMM Başkanı, adaletsizliğin toplumsal sonuçlarına vurgu yaptı. “Gayretullaha dokunur mu?” sorusunu yönelten Arınç, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Eğer bu gözyaşları Gayretullaha dokunursa, Türkiye’de biz felah bulamayız, bundan korkuyorum. Ne olur gözyaşları dinsin, ızdıraplar dinsin.”
İktidar partisinin teşkilatlarında yeni dönem çalışmaları ve omuz omuza çalışmaya bugün bismillah dedik mesajları verilirken, Bülent Arınç’ın adalet, vicdan ve hukuk eksenli bu çıkışı, önümüzdeki günlerde yargı reformu tartışmalarını yeniden alevlendirecek nitelikte görünüyor.



