Gündem

Doğu Akdeniz’de Yeni Gerilim: GSI Projesinde Kritik Dönemeç

Yunanistan-Kıbrıs elektrik hattı projesi GSI'da deniz tabanı araştırmaları yeniden başlıyor. Ankara'nın kıta sahanlığı uyarıları sonrası bölgede gerilim yükseliyor.

OKUMA AYARLARI
Doğu Akdeniz’de Yeni Gerilim: GSI Projesinde Kritik Dönemeç
Doğu Akdeniz’de Yeni Gerilim: GSI Projesinde Kritik Dönemeç
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 389
🕐 Son Güncelleme: 08.10.2026 16:49

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Yunanistan ve Kıbrıs arasında planlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik projesi kapsamında deniz tabanı araştırmalarının yeniden başlatılması bekleniyor.
  • Türkiye, kendi kıta sahanlığında yapılacak her türlü bilimsel araştırma ve kablo döşeme faaliyetinin önceden koordine edilmesi gerektiğini vurguluyor.
  • Projenin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle Ankara ve Atina arasında diplomatik gerilime yol açtığı biliniyor.

Doğu Akdeniz’de enerji jeopolitiği, yeni bir diplomatik ve askeri hareketliliğe sahne olmaya hazırlanıyor. Yunanistan ve Kıbrıs’ın elektrik şebekelerini denizaltı kablolarıyla birbirine bağlamayı hedefleyen Great Sea Interconnector (GSI) projesinde, deniz tabanı etüt çalışmalarının yeniden başlaması için düğmeye basıldı. Bölgedeki kaynakların verimli kullanımı ve enerji arz güvenliği tartışmaları sürerken, Dışişleri Bakanlığı’nın bölgesel stratejileri ve Türkiye’nin kıta sahanlığı üzerindeki kararlı duruşu dikkat çekiyor.

GSI Projesi ve Bölgesel Enerji İzolasyonu

Yaklaşık 900 kilometre uzunluğunda olması planlanan GSI hattı, Kıbrıs’ın enerji izolasyonunu kırmayı ve yenilenebilir enerji kaynaklarını Avrupa Birliği şebekesine entegre etmeyi hedefliyor. Avrupa Komisyonu tarafından “ortak Avrupa çıkarı projesi” (PCI) olarak nitelendirilen ve 657 milyon euroluk finansman desteği sağlanan proje, ilerleyen aşamalarda İsrail’e kadar uzatılarak bölgesel bir enerji koridoru oluşturulmasını amaçlıyor. Ancak bu devasa altyapı projesi, teknik boyutunun ötesinde Doğu Akdeniz’deki karmaşık deniz yetki alanı tartışmalarının merkezinde yer alıyor.

Ankara’nın Kıta Sahanlığı Hassasiyeti

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından 1 Ekim tarihinde yapılan resmi açıklamada, Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında gerçekleştirilecek kablo ve boru hattı döşeme çalışmaları ile bilimsel araştırmaların önceden Türkiye ile koordine edilmesi gerektiği bir kez daha hatırlatıldı. Ankara, bölgedeki faaliyetlerin uluslararası hukuk çerçevesinde ve Türkiye’nin kıyı devleti statüsünden kaynaklanan hakları gözetilerek yapılması gerektiğini savunuyor.

Geçmişte yaşanan bölgesel huzursuzluklar, Kasos ve Kerpe adaları arasındaki faaliyetler sırasında kendini göstermişti. Temmuz 2024’te yaşanan askeri hareketlilik, iki ülke arasında yoğun diplomatik temasları beraberinde getirmişti. Şimdi ise önümüzdeki günlerde ilan edilmesi beklenen yeni NAVTEX ile projenin saha çalışmalarının yeniden başlayacak olması, gözleri tekrar bölgeye çevirdi.

Diplomatik ve Hukuki Anlaşmazlıklar

Projenin çevresindeki gerilimin temelinde; Doğu Ege adalarının silahlandırılması, kıta sahanlığı iddiaları ve Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşması gibi uzun süredir çözülemeyen başlıklar yer alıyor. Yunan tarafı kendi kıta sahanlığı iddialarını uluslararası hukuka dayandırırken, Türkiye, Yunanistan’ın bu iddialarının Türk kıta sahanlığını ihlal ettiğini ve bölgedeki dengeyi bozduğunu belirtiyor. Büyük ölçekli projelerin bölgedeki yansımaları, sadece enerji değil, aynı zamanda güvenlik ve egemenlik hakları açısından da dikkatle izleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir