⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 392
🕐 Son Güncelleme: 08.10.2026 13:27
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İnsan Hakları İçin Hekimler Örgütü’nün raporuna göre, Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’ten bu yana tam kapasiteyle hizmet verebilen tek bir hastane dahi bulunmuyor.
- Bölgedeki hastane sayısı kağıt üzerinde artsa da, temel tıbbi malzeme ve ilaç eksikliği nedeniyle sağlık hizmetleri felç olmuş durumda.
- 10 Ekim 2025 ateşkesine rağmen sağlık altyapısında iyileşme sağlanamadığı, aksine pek çok hayati alanda durumun daha da kötüleştiği vurgulanıyor.
Gazze Şeridi, Ekim 2023’ten bu yana devam eden yıkıcı çatışmaların gölgesinde, tarihinin en ağır sağlık krizlerinden birini yaşıyor. İnsan Hakları İçin Hekimler Örgütü tarafından yayımlanan kapsamlı rapor, bölgedeki sağlık altyapısının tamamen çöktüğünü ve modern tıbbi hizmetlerin neredeyse imkansız hale geldiğini gözler önüne seriyor. Raporda yer alan veriler, uluslararası toplumun dikkatini bir kez daha bölgedeki insani felakete çekiyor.
Sağlık Sisteminde “Tam Kapasite” Hayal Oldu
Rapora göre, çatışmaların başladığı günden bu yana geçen üç yıllık süre zarfında, Gazze’de tam kapasiteyle çalışan tek bir hastane dahi kalmadı. Sınırlı sayıda tesis kısmi olarak yeniden faaliyet göstermeye çalışsa da, bu merkezlerin hiçbiri cerrahi müdahaleler, yoğun bakım desteği veya kapsamlı tedavi süreçleri için yeterli donanıma sahip değil. Bölgedeki mevcut durum, tıbbi bir çöküşün ötesinde, temel yaşam destek ünitelerinin dahi devre dışı kaldığı bir “yok oluş” olarak tanımlanıyor.
Dünya genelinde havacılık ve lojistik başarıları konuşulurken, Gazze’deki hastaneler en temel ilaçlara ve sterilizasyon ekipmanlarına erişemiyor. Yoğun bakımlardaki yatak sayıları sabit kalırken, binlerce hasta hayat kurtarıcı tedavilerden mahrum bırakılmış durumda.
Ateşkes Sonrası Daha Kötü Bir Tablo
10 Ekim 2025 tarihinde varılan ateşkesin, sağlık sisteminin toparlanması için gerekli olan iyileşme ortamını sağlamadığı vurgulanan raporda, verilerdeki yanıltıcı artışa da dikkat çekiliyor. Ekim 2025’te 36 hastaneden 14’ü kısmen faaliyet gösterirken, bir yılın ardından bu sayı 20’ye yükselmiş olsa da, bu tesislerin hiçbiri tam teşekküllü hizmet verme kapasitesine sahip değil.
Bölgedeki bu derin kriz, dünyadaki diğer teknolojik ve ekonomik gelişmelerin aksine, insani bir gerilemeyi temsil ediyor. Sosyal ve ekonomik gündemlerdeki faiz oranları veya operasyonel haberler bir yana, Gazze’deki hastanelerin durumu, uluslararası hukuk ve etik değerler açısından acil bir müdahale gerektiriyor.
İlaç ve Tıbbi Malzeme Krizi Had Safhada
Hastanelerin fiziksel yapılarındaki hasarın yanı sıra, en büyük sorunlardan biri de tıbbi ekipman eksikliği. Kronik hastalar, yaralılar ve acil müdahale gerektiren vakalar, ilaç yokluğu nedeniyle kaderlerine terk edilmiş durumda. Uzmanlar, mevcut tablonun devam etmesi halinde, tedavi edilebilir hastalıkların dahi bölgede büyük can kayıplarına yol açmaya devam edeceği konusunda uyarıyor.



