⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 404
🕐 Son Güncelleme: 08.10.2026 13:42
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye hukuk mücadelesinin sembol isimlerinden avukat Alp Selek, 60 yıllık meslek hayatının ardından İstanbul’da hayatını kaybetti.
- Kavel direnişi işçilerinin savunuculuğunu yapan Selek, 12 Eylül döneminde TİP yöneticisi olarak yargılanmış ve kızı Pınar Selek’in Mısır Çarşısı davasındaki hukuk mücadelesiyle hafızalara kazınmıştı.
- Selek’in vefatı, Türkiye’de sendikal ve siyasi davalar tarihinin önemli bir sayfasının kapanması olarak değerlendiriliyor.
Türkiye hukuk tarihinin en çetin dönemlerine tanıklık eden, sendikal haklardan insan hakları mücadelesine kadar geniş bir yelpazede savunma görevini üstlenen kıdemli avukat Alp Selek, 60 yıllık hukuk mücadelesinin ardından yaşama veda etti. Ölüm haberi, hukuk camiasında derin bir üzüntüyle karşılandı.
Kavel’den 12 Eylül’e Uzanan Bir Hukuk Serüveni
Alp Selek’in hukuk kariyeri, sadece bir meslek icrası değil, aynı zamanda Türkiye’nin toplumsal muhalefet tarihinin bir parçasıydı. 1963 yılında Kavel Kablo Fabrikası’nda işçilerin sendikal haklarını aramak için başlattığı tarihi direnişin ardından tutuklanan işçilerin savunmasını üstlenerek adını duyurdu. Bu dönem, Selek’in işçi sınıfı ve emek mücadelesiyle kurduğu güçlü bağın ilk adımı oldu.
Siyasi atmosferin oldukça gergin olduğu 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında ise Türkiye İşçi Partisi (TİP) yöneticisi olması sebebiyle gözaltına alındı ve 4,5 yıl cezaevinde kaldı. O dönemde yaşanan hukuki baskılara rağmen meslek ilkelerinden taviz vermeyen Selek, baro levhasından silinmesi yönündeki Adalet Bakanlığı taleplerine karşı verdiği mücadeleyle de hukuki hak arama süreçlerinin simge isimlerinden biri haline geldi.
Pınar Selek Davası ve Adalet Nöbeti
Alp Selek’in kamuoyunda en yakından takip edilen mücadelesi ise şüphesiz kızı sosyolog Pınar Selek’in yargılandığı Mısır Çarşısı davasıydı. 1998 yılından bu yana süren ve pek çok kez beraat kararıyla sonuçlanmasına rağmen Yargıtay’dan dönen dava süreci boyunca kızının yanında durdu. Alp Selek, 2023 yılında düzenlenen bir Adalet Nöbeti’nde yaptığı konuşmada, 25 yılı aşkın süredir devam eden bu süreci “Bize 25 yıldır işkence ediyorlar” diyerek özetlemişti.
Günümüzde dijital içeriklerin doğrulanması gibi teknolojik gelişmelerin konuşulduğu bir dünyada, Alp Selek gibi isimler, belgenin ve şahidin önemini her zaman vurgulayan “eski ekol” avukatlığın temsilcisiydi.
Bir Devrin Sonu
Selek’in vefatı, sadece ailesi için değil, Türkiye’nin demokratikleşme ve hukuk devleti olma yolundaki çabalarına katkı sağlayan geniş bir kitle için de büyük bir kayıp. Onun yaşamı, ekonomik ve sosyal kalkınma süreçlerinin yanı sıra, adalet arayışının her koşulda devam etmesi gerektiğinin somut bir kanıtı olarak tarihe geçti.
Alp Selek, arkasında bıraktığı binlerce dava dosyası, yetiştirdiği hukukçular ve hak arama mücadelesindeki kararlılığıyla hatırlanmaya devam edecek.



