⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 372
🕐 Son Güncelleme: 08.10.2026 12:33
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Suriye’nin Kuneytra vilayetinde 5 Ekim tarihinde, İsrail güçleri tarafından 20’li yaşlarındaki Debbur isimli bir genç “sızma girişimi” iddiasıyla vurularak öldürüldü.
- Ailesi, gencin hiçbir silahlı örgütle bağı olmadığını, sivil bir çalışan olduğunu ve yanında sadece cep telefonu ile bir miktar para bulunduğunu belirtti.
- Yakınları, uluslararası hukuk çerçevesinde olayın aydınlatılmasını ve sorumluların hesap vermesini talep ederek adalet çağrısında bulundu.
Suriye’nin Kuneytra vilayetine bağlı Hemidiyye köyünde, 5 Ekim tarihinde yaşanan ve bir gencin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olay, bölgedeki gerilimi tırmandırdı. İsrail güçlerinin “işgal edilen topraklara sızma girişiminde bulunduğu” iddiasıyla 20’li yaşlarındaki Debbur’u öldürmesi, gencin ailesi tarafından sert bir dille yalanlandı. Aile yakınları, Debbur’un tamamen sivil bir birey olduğunu ve hiçbir silahlı yapı ile bağlantısının bulunmadığını vurguladı.
“Sadece Ailesine Bakmaya Çalışan Bir Gençti”
Hayatını kaybeden gencin dayısı Ebu Ali Şıhade, yeğeninin yaşam öyküsünü ve karakterini anlattı. Kuneytra’nın Ceba köyünde büyüyen ve lise eğitiminin ardından sebze satıcılığı yaparak geçimini sağlayan Debbur’un, ailesinin maddi imkansızlıkları nedeniyle Şam’a taşındığı belirtildi. Bir madeni yağ şirketinde çalışan gencin, babasının vefatından sonra annesi ve beş kız kardeşinin tüm sorumluluğunu üstlendiği ifade edildi.
Şıhade, yeğeninin hiçbir zaman silah taşımadığını belirterek, “Yeğenim hayatı boyunca karakolluk bir olaya karışmadı. Köy halkının tanıklığıyla hiçbir zaman silah, hatta kesici bir alet bile taşımadı. O, sadece ailesinin geçimini düşünen dindar ve ahlaklı bir gençti,” dedi. Aile, tıpkı İstanbul’da Bina Faciası gibi, bu olayda da bir ihmal ve haksızlık olduğunu savunuyor.
Uluslararası Hukuk ve Adalet Çağrısı
Olayın ardından bölge halkının büyük tepki gösterdiği ve ailenin taziye ziyaretleri ile desteklendiği bildirildi. Sosyal medyada yayılan “vatandaşlık” iddialarına da açıklık getiren dayı Şıhade, yeğeninin ve ailesinin Suriye’de kayıtlı Filistinli mülteciler olduğunu ve mağdurun hayatı boyunca bu topraklarda yaşadığını dile getirdi.
Dünya genelinde yaşanan jeopolitik gelişmeler, Mekke Savunma İttifakı gibi büyük ölçekli askeri süreçlerin tartışılmasına neden olurken, yerel bazdaki sivil kayıplar ise göz ardı edilmemesi gereken bir insani kriz olarak öne çıkıyor. Şıhade, “İşgal güçlerinin topraklarımıza ve evlatlarımıza yönelik bu saldırıları uluslararası hukuk önünde hesap verilebilirlik gerektirir. Bu saldırıları gerçekleştirenlerin adalet önünde hesap vereceği günü sabırsızlıkla bekliyoruz,” ifadelerini kullandı.
Gencin yakınlarından Muhammed Şıhade ise Debbur’un kimseye karşı bir nefreti olmadığını ve henüz evlilik hazırlıkları yaparken hayattan koparıldığını belirterek acılarını dile getirdi. Bölgedeki sivil halk, İsrail güçlerinin operasyonlarında “sivil ayrımı gözetilmemesinin” büyük bir trajediye yol açtığını savunuyor.



