⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 396
🕐 Son Güncelleme: 08.10.2026 15:58
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail ana muhalefet lideri Yair Lapid, Tel Aviv’deki Reichman Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada Netanyahu hükümetini sert bir şekilde eleştirdi.
- Lapid; Lahey’deki tutuklama emirleri, BM’deki protestolar ve uluslararası boykotların İsrail’in dünyadan tecrit edildiğinin somut kanıtları olduğunu belirtti.
- Yaklaşlaşan genel seçimler öncesinde artan gerilimle birlikte, Netanyahu yönetiminin ülkeyi bir “Büyük Sparta” haline getirdiği ifade edildi.
İsrail siyasetinde tansiyon her geçen gün yükselirken, ana muhalefet lideri ve Gelecek Var Partisi Genel Başkanı Yair Lapid’den Netanyahu hükümetine yönelik son yılların en sert eleştirisi geldi. Tel Aviv’deki Reichman Üniversitesi’nde düzenlenen kapsamlı bir konferansta kürsüye çıkan Lapid, mevcut başbakanın izlediği politikalar neticesinde ülkenin uluslararası alanda benzeri görülmemiş bir yalnızlık sarmalına girdiğini vurguladı.
Konuşmasında bölgesel dinamiklere dikkat çeken Lapid, Hamas, Katar ve İran’ın uzun süredir İsrail’i küresel toplumdan soyutlamak için stratejiler yürüttüğünü hatırlatarak, “Şimdi ise dünya kendi iradesiyle bizden tecrit oluyor. Yıllardır bunun gerçekleşmesi için çalıştılar ve işte şu an tam da bu yaşanıyor” ifadelerini kullandı. Bu durumun Ortadoğu’daki genel güvenlik dengelerini sarstığı ve bölgesel tansiyonu yeniden tırmandırdığı gözlemleniyor.
Uluslararası Alandaki Tecridin Somut Göstergeleri
Netanyahu yönetiminin politikalarının, geleneksel müttefikleri dahi yabancılaştırdığına işaret eden muhalefet lideri, bu yalnızlaşmanın tesadüfi olmadığını savundu. Lahey merkezli uluslararası mahkemelerin Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında çıkardığı tutuklama emirlerini hatırlatan Lapid, küresel çaptaki tepkilerin boyutuna dikkat çekti.
Avrupa’da ve dünya genelinde artan tepkilere örnekler veren Lapid; Hollanda havalimanlarında İsrailli yolcuların özel aramalara tabi tutulmasını, İrlanda’daki spor müsabakalarındaki protesto dalgalarını, kültürel etkinliklerdeki Eurovision boykotlarını ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda Netanyahu kürsüye çıktığında salonun boşaltılmasını tecridin en net kanıtları olarak sıraladı. Öte yandan, küresel piyasalardaki bu dalgalanmalar ve tedarik zinciri krizleri, tıpkı küresel ihracat pazarlarındaki sert düşüşler gibi İsrail ekonomisini de endişelendiren faktörler arasında yer alıyor.
“Büyük Sparta” Dönüşümü ve Savaş Politikaları
Netanyahu hükümetinin süresiz bir savaş ortamı yaratarak Hamas, Katar ve İran’ın stratejilerine hizmet ettiğini öne süren Lapid, İsrail’in ekonomik refah ve teknoloji merkezi olma kimliğinden uzaklaştırıldığını belirtti. Mevcut yönetimin ülkeyi yalnızca çatışmaların merkezinde yer alan bir “Büyük Sparta” formuna dönüştürdüğünü dile getirdi.
Kabine içindeki bazı bakanların kamuoyuna yansıyan tepki çeken açıklamalarına da değinen Lapid, kabine üyelerinin Gazze’ye yönelik nükleer silah kullanımı veya sivillerin aç bırakılması yönündeki söylemlerinin uluslararası medyada geniş yankı uyandırdığını ve İsrail’in imajına onarılamaz zararlar verdiğini kaydetti. 27 Ekim’de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde muhalefetin bu konuları en önemli kampanya malzemesi yapması bekleniyor.



