⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 414
🕐 Son Güncelleme: 09.10.2026 23:00
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- BAE Başsavcılığı, 30 Eylül’de Dubai’den Tel Aviv’e giden Flydubai uçağında bir terör saldırısı girişiminde bulunulduğunu ve BAE Başsavcılığı’ndan şoke eden Flydubai itirafı geldiğini açıkladı.
- Soruşturma kapsamında 29 yaşındaki Umman vatandaşı yardımcı pilotun, 11 Eylül 2001 saldırılarından esinlenerek Ben Gurion Havalimanı terminaline intihar saldırısı planladığı tespit edildi.
- Sanığın avukatı huzurunda suçunu itiraf ettiği, kaptan pilotun ise baş bölgesinden ağır yaralandığı ve olayın tüm yönleriyle soruşturulduğu bildirildi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) makamları, havacılık tarihine geçebilecek son derece kritik bir terör girişiminin detaylarını kamuoyu ile paylaştı. Ülke resmi ajansı WAM’da yer alan bilgilere göre, BAE Başsavcısı Hamad Seyf eş-Şamisi, 30 Eylül tarihinde Dubai’den Tel Aviv’e hareket eden Flydubai firmasına ait FZ1073 sefer sayılı uçakta yaşanan dehşet verici olayın perde arkasını anlattı. Konuya ilişkin yürütülen derinlemesine soruşturma, havacılık güvenliğindeki açıkları ve radikalleşme süreçlerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Uçağı Tel Aviv Terminaline Çarpmak İstemiş
Başsavcı Şamisi’nin aktardığı bilgilere göre, Umman vatandaşı olan 29 yaşındaki yardımcı pilot, önceden ince ince hazırladığı bir terör planını hayata geçirmek için harekete geçti. Uçağın kontrolünü ele geçirerek Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nın yolcu terminaline yönelik bir intihar saldırısı düzenlemeye teşebbüs eden sanığın, mümkün olan en fazla can kaybını hedeflediği belirlendi. Soruşturma dosyasına yansıyan bulgular, saldırının anlık bir öfkeyle değil, uzun vadeli bir planlamanın ürünü olduğunu kanıtladı.
Sanığın geçmişi incelendiğinde, aşırılık ve teröre yönelmesinin ilk işaretlerinin 2017 yılında Avustralya’daki eğitimi esnasında ortaya çıktığı tespit edildi. Aşırılık yanlısı yayınları takip eden, terör örgütlerini ve intihar eylemlerini öven internet içerikleriyle beslenen sanığın, zaman içinde tekfirci düşünceleri benimsediği anlaşıldı. Başsavcı, sanığın itiraflarında ABD’deki 11 Eylül 2001 saldırılarından açıkça esinlendiğini ve uçak vasıtasıyla benzer bir eylem yapma fikrini bu olaydan sonra geliştirdiğini itiraf ettiğini kaydetti. Pilotluk mesleğini seçmesinin ardındaki temel motivasyonun da bu karanlık düşünce olduğu ortaya çıktı.
Öncesinde Keşif Yapmış ve Üçüncü Uçuşta Harekete Geçmiş
Kariyeri boyunca farklı havayolu şirketlerinde görev yapan sanığın, 2020-2024 yılları arasında Umman Hava Yolları’nda çalıştığı, 2025’in başlarında Fas Kraliyet Hava Yolları’na geçtiği ve Ocak 2026 itibarıyla da Flydubai bünyesinde katıldığı belirlendi. Güvenlik birimlerinin titizlikle yürüttüğü incelemede, sanığın daha önce katıldığı iki Tel Aviv uçuşunda güzergah ve havalimanı hakkında keşif yaptığı, asıl planını ise 30 Eylül’deki üçüncü uçuşunda tatbik etmeye kalkıştığı saptandı.
Flydubai’deki işe alım sürecinde tüm lisans, iyi hal belgesi ve güvenlik şartlarını karşıladığı, bu aşamalarda herhangi bir radikal eğilim belirtisine rastlanmadığı ifade edildi. Öte yandan, olay anında kokpitte yaşanan boğuşmada kaptan pilotun baş bölgesinden ağır yaralandığı ve adli tıp raporlarının bu yaralanmaların acil durum baltasıyla uyumlu olduğunu doğruladığı aktarıldı. Benzer küresel krizler ve uluslararası güvenlik tehditleri hakkında daha fazla bilgi edinmek ve dünya gündemini yakından takip etmek için Trump’tan İran açıklaması: Nükleer silah elde edemeyecek! başlıklı içeriğimizi de inceleyebilirsiniz.



