Dünya

İsrail Cezaevlerinde Korkunç İşkence: Esirler Açlıkla Ölüyor!

İsrail cezaevlerindeki Filistinli esirlerin açlık, salgın hastalık ve sistematik işkenceye maruz kaldığı ortaya çıktı. İşte detaylar...

OKUMA AYARLARI
İsrail Cezaevlerinde Korkunç İşkence: Esirler Açlıkla Ölüyor!
İsrail Cezaevlerinde Korkunç İşkence: Esirler Açlıkla Ölüyor!
📍 Konum: Tel Aviv, İsrail
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 401
🕐 Son Güncelleme: 09.10.2026 19:51

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İsrail cezaevlerindeki Filistinli esirlerin sistematik işkence, açlık ve salgın hastalıklarla karşı karşıya olduğu uluslararası raporlar ve araştırmalarla belgelendi.
  • Megiddo, Nafha ve Ofer cezaevlerinden tahliye edilen tutuklular, vücut ağırlıklarının yüzde 50’sine varan kayıplar yaşadıklarını ve ağır şiddet gördüklerini aktardı.
  • Yüksek Mahkeme kararlarına rağmen, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in politikaları doğrultusunda esirlere yönelik hak ihlallerinin alenen sürdürüldüğü bildirildi.

İsrail merkezli basına yansıyan kapsamlı araştırmalar ve tanık ifadeleri, ülkedeki cezaevlerinin son üç yıldır adeta birer “işkence kampına” dönüştüğünü gözler önüne serdi. Filistinli esirlerin maruz kaldığı ağır insan hakları ihlalleri gizli yürütülmezken, bu durumun devlete bağlı resmi bir politika olarak sürdürüldüğü belirtiliyor. Uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu insanlık dramı, gıda krizinden ekonomik dalgalanmalara kadar pek çok gündem maddesini gölgede bırakarak Orta Doğu’daki adaletsizliği bir kez daha gözler önüne serdi. Gelişmeleri yakından takip eden uzmanlar, küresel çapta yaşanan ekonomik krizlerin ve kurumsal iflaslar gibi endişe verici finansal tabloların yanı sıra, insan hakları ihlallerinin de derinleştiğine dikkat çekiyor.

Cezaevleri “Yaşayanlar İçin Mezarlık” Haline Geldi

Nisan 2025 ile Temmuz 2026 tarihleri arasında, Megiddo, Nafha, Ketziot, Ofer ve Damon cezaevlerinden tahliye edilen Filistinlilerin ifadeleri, içerideki korkunç tablonun veçhelerini net bir şekilde ortaya koydu. Tutukluların tamamının açlık sebebiyle vücut ağırlıklarının yüzde 15 ila yüzde 50 arasında değişen oranlarda kaybettiği, kemiklerini kıracak düzeyde darbedildiği ve koğuşlarda yayılan uyuz salgınından etkilendiği kaydedildi. Eski tutuklulardan gazeteci Ali Semudi, 120 kilo girdiği cezaevinden bir yıl sonra 60 kilo vererek çıktığını belirterek, cezaevlerinin “yaşayanlar için mezarlığa” dönüştüğünü vurguladı. Yaşanan bu olaylar, tıpkı Fransa’da kaybolan tabloların bulunması gibi sır perdelerini aralayan ve tüm dünyanın dikkatle izlediği bir insanlık skandalına dönüştü.

Yüksek Mahkeme Kararları Uygulanmıyor

İsrail Yüksek Mahkemesinin tutuklulara yeterli beslenme sağlanması ve Kızılhaç ziyaretlerinin yeniden başlatılması yönünde aldığı kararlara rağmen sahada hiçbir olumlu değişikliğin yaşanmadığı ifade ediliyor. Eylül ayı itibarıyla cezaevlerindeki 9 bin 329 Filistinlinin yalnızca yüzde 16’sının mahkemece tutuklandığı, kalan kişilerin ise hiçbir suçlama yöneltilmeyen “idari tutuklular” ve “yasa dışı savaşçı” statüsündekilerden oluştuğu aktarıldı. Bu statü, kişilerin en temel hukuki haklarından mahrum bırakılarak ağır tecrit koşullarında tutulmasına zemin hazırlıyor.

Kadın ve Çocuklara Yönelik Sistematik Şiddet

Haberde yer alan detaylara göre, cezaevlerindeki ağır şiddet ve sistematik kötü muamelede İsrail Cezaevi Hizmetlerinin ilk müdahale gücü olan “Keter” adlı özel birim aktif rol oynuyor. Duş alan çıplak esirlere plastik mermi sıkıldığı, revire başvuran hasta tutuklulara tıbbi müdahalede bulunulmadığı ve hatta bazı esirlerin yetersiz beslenme ve hastalıklar nedeniyle gardiyanların gözü önünde hayatını kaybettiği bildirildi. Kadın tutukluların ise çıplak arama, elektroşok ve ağır psikolojik şiddete maruz kaldığı ifade ediliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir