⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 382
🕐 Son Güncelleme: 09.10.2026 20:51
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail merkezli Haaretz gazetesinin araştırmasına göre, cezaevlerindeki Filistinli tutuklular sistematik işkence, aç bırakma ve uyuz salgınına maruz bırakılıyor.
- Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in politikalarının bir parçası olarak yürütülen uygulamalarda, esirlerin vücut ağırlıklarının yüzde 50’sine kadar kaybettiği tespit edildi.
- Mahkeme kararlarına ve uluslararası tepkilere rağmen sahadaki ağır hak ihlalleri ve “yasa dışı savaşçı” statüsüyle tutma politikası hız kesmeden devam ediyor.
Kudüs merkezli yaşanan son gelişmeler, İsrail cezaevlerindeki insan hakları ihlallerini bir kez daha gözler önüne serdi. İsrail basınında yer alan kapsamlı araştırmalar, ülkedeki cezaevlerinin son üç yıldır birer “işkence kampına” dönüştüğünü belgeledi. Kasıtlı aç bırakma, ağır darp, uyuz salgını ve sistematik tıbbi ihmal gibi insanlık dışı yöntemlerin, münferit olaylar olmadığı aksine devlet politikası olarak uygulandığı ortaya çıktı.
Devlet Politikası Haline Gelen İşkence Kampı Uygulamaları
İsrail merkezli Haaretz gazetesinin yayımladığı rapora göre, bu karanlık tablo gizli kapılar ardında değil, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in seçim kampanyasının merkezinde yer alan aleni bir politika olarak sürdürülüyor. İsrail Yüksek Mahkemesinin tutuklulara yeterli beslenme sağlanması ve Kızılhaç ziyaretlerinin yeniden başlatılması yönündeki kararları ise sahada tamamen görmezden geliniyor.
Eylül ayı itibarıyla cezaevlerindeki 9 bin 329 Filistinlinin yalnızca yüzde 16’sının mahkemece tutuklandığı, geri kalanların ise hiçbir suçlama yöneltilmeyen “idari tutuklular” ve uluslararası hukukun hiçe sayıldığı “yasa dışı savaşçı” statüsündeki kişilerden oluştuğu vurgulandı. Bu keyfi statü, başta Gazzeliler olmak üzere binlerce insanın en temel esir haklarından mahrum bırakılmasına zemin hazırlıyor.
Esirlerin Yüzde 50’ye Varan Kilo Kayıpları Belgelendi
Megiddo, Nafha, Ketziot, Ofer ve Damon cezaevlerinden tahliye edilen kişilerin tanıklıkları, içerideki vahim tablonun boyutlarını gözler önüne serdi. Serbest bırakılan Filistinlilerin tamamının açlık nedeniyle vücut ağırlıklarının yüzde 15 ila 50’sini kaybettiği, kemiklerini kıracak şiddette darbedildikleri ve koğuşlarda yayılan uyuz hastalığıyla mücadele etmek zorunda kaldıkları aktarıldı. Yaşanan bu süreçte medyadaki gelişmeler takip edilirken, benzer şekilde gazetecilere soruşturma şoku gibi basın özgürlüğünü kısıtlayan olaylar da uluslararası kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor.
Dünyaca ünlü uluslararası basın kuruluşlarında çalışmış 59 yaşındaki Ceninli gazeteci Ali Semudi, 120 kilo girdiği cezaevinden bir yıl sonra 60 kilo zayıflamış olarak çıktı. Cezaevlerini “yaşayanlar için mezarlık” olarak nitelendiren Semudi, gardiyanların koçları basarak duştaki çıplak esirlere plastik mermi sıktığını, bir kedinin bile doymayacağı yemeklerin verildiğini ve hastalananlara “Gidin sizi Allah ya da Gazze iyileştirsin” denilerek tıbbi yardımdan mahrum bırakıldıklarını ifade etti. Bu trajik olaylar yaşanırken, bölgedeki diplomatik ve hukuki gelişmeler de yakından takip ediliyor; nitekim uluslararası platformlarda Adalet Bakanı Gürlek’ten uluslararası adalet zirvesi açıklaması gibi önemli demeçler dikkat çekiyor.



